Browsing archives for 'Eğitim'

Türkiye e-Dönüşümü Tamamladı mı?

Eğitim,Proje Felsefesi,Yazılım 15 Mayıs 2011 | 0 Comments

Türkiye e-Dönüşümü Tamamladı mı?

10 sene önce popüler proje teklif konularından biri “e-dönüşüm” dü. Internetin ülkemize gelmesi ile hızlı bir e-dönüşüm sürecine girilmişti!

Kimine göre bu e-dönüşüm, muhasebe yazılımı, kimine göre web sitesi kimine göre de otomasyon sistemleriydi. Fakat bu e-dönüşümden en çok yararlanma, excel tabloları ile iş görme ve e-posta kullanma şeklinde oluştu.

Yazılım sektörünü tam anlamayan iş verenler ve patronlar bu 2 araç ile şirketlerinin e-dönüşüm sürecini tamamladılar. Aslında bu işe yaradı. Evet 10 sene önce işe yaradı. Artık bana göre 2. e-dönüşüm devri başlıyor. Hem kamuda hem özel sektörde.

Öncelikle e-posta ve excel büyüyen firmaların ihtiyaçlarına cevap veremiyor, geçmişe dönük raporlamalarda yetersiz kalıyor. Diğer yetersizlik oluşan taraf ise müşteri ilişkileri. İnsanlar artık internet üzerinden bir çok işleme alıştı, doğal olarak bunu her firmadan bekliyor. Sadece adres tarifi için web sitesi kullanımı bitti.

Küçük bir poliklinik dahi hastalarına online randevu “hizmeti” sunabiliyor. Bunun yanında hemen hemen her firmanın tedarikçisi ya da ürün temin ettiği bir firma ürün ya da hizmetini online bir kanaldan sunmaya, mütakabat yapmaya başladı. Bu örnekler arttıkça firmalarda kendilerini daha farklı sistemlere ihtiyaç duyar halde buluyor.

İlk başvurulan hazır yazılımlar fakat, muhasebe ya da CRM’de olduğu gibi paketler her firmanın ihtiyacını çözemiyor. İşte tam da burada 2. e-dönüşüm devri başlamış oluyor. Yazılım sekötrü için sevindirici bir haber ama, sektör kendi içinde buna hazır değil.

Özellikle yetişmiş eleman yönünden çok büyük eksik var. Herhangi bir üniversite ya da kurs bitirenler dahi piyasada işe yarar duruma ancak 1.5-2 senede gelebiliyor. Çok uzun bir süre!

Firmaların kendi yapılarını değiştirerek kurumiçi eğitimlerle bunu aşmaları gerek. Bu büyük iş potansiyeli kalifiye eleman açığı nedeniyle sekteye uğrayabilir. Özellikle meslek ve teknik liseleri ile yüksekokulların müfredatlarını gözden geçirip 5-10 sene önceki teknolojilerden ivedelikle kurtulması gerek.

Kişisel olarak kendimizi geliştirmek en büyük önceliğimiz olmalı….

Tagged in

Internetten Gelir Elde Etme Yolları – 1

Eğitim,Genel 17 Ekim 2010 | 1 Comment

Internetten Gelir Elde Etme Yolları – 1

Internet varolalı herkesin ortak düşüncesi bundan para kazanmaktır. Evet şu an “fırsat” anlamından öte artık bir meslek dalı, iş alanı olarak internet hayatımızda var ve para kazanılabiliyor. Bu kazanç fabrika ve market zincirleri ile boy ölçüşebilecek seviyede.

Ülkemiz ekonomik ve toplumsal şartlarında bazı kısıtlamalar olsa da gelişen yönümüzle, ilerisi çok açık bir pazarız. Internet üzerine hayal kuranlar için ise çok büyük fırsatlar var ama riskli ve uzun soluklu davranmaya hazır ve cesaretli olmakta fayda var. Baştan belirtmekte fayda varInternet üzerinde yapılan hiç bir işin 1 gün sonra hayallerinizi gerçekleştirme şansı yok. Öncelikle 15-18 ay arası bir süreyi göze almak kesinlikle gerekiyor. Bu nelerin yapılıp nelerin riskli olduğu ile alakalı bir fikir verebilir.

Ortak Kurallar

Ülkemiz bence hala tüketim tarafında internet üzerinde. İşte bu nedenle dünyanın internet devleri Amazon,Facebook,MySpace ülkemize yeterince yatırım yapmıyor. Ürettiğimiz değer gerçekten çok sınırlı kalıyor. Öncelikle ister ürün satalım ister blog yazalım ya da başka bir şey, kaliteli bir içerik üretim internet alemine bir değer katmamız gerekir. Nasıl ki biz kendimiz en basit bir aramada dahi kaliteli siteleri tercih ediyoruz, bunu üretirken de dikkate almalıyız.

Sanal ortam da olsa internette yine insanlarla bir aradayız ve artık bildiğimiz ticaret kuralları işliyor. Kanunlar her iki taraf içinde var. Ürün satmaya kalkışmadan önce ticari yönünüzü iyice pişirmelisiniz.Müşteri memnuniyeti esas alınmalı.

Amatörce

İster ev hanımı olun, ister öğrenci ya da çalışan olun başlangıçta çoğu kişi internete gözünü dikip para kazanma anlamında fırsatlar arar. Muhtemelen hepsi başarılı olur; ancak sonuna kadar gidebilirse. Dediğim gibi bu uzun süreçli bir iş. Paranız olmasada, zaman ve emeğinizi bolca yatırmanız gerekmektedir. Nasıl olsa bir gün geri ödeme zamanı gelir. Şu günler adına konuşursak internetin bedava algısı kalkmak üzere. Evet hatırlarsanız internetten her şeyi her zaman bedava elde etmenin yolu olduğunu düşünürdük. Mp3′lerden ödev içeriklerine, yazılımlara… Ama artık bu bilgi karmaşası içinde daha profesyonel servislere para yatıranların sayısı hızla artıyor. Amatör ruhunuzu şekillendirirken aklınızda bunlar olsun.

e-Ticaret

Amatör olarak sahibinden.com, takipet.com ya da gittigidiyor.com üzerinde çevrenizden edineceğiniz 2.el eşyaları ve ürünleri satıp hep e-ticarete ısınıp hem de gelir elde edebilirsiniz. Tabi bir süre sonra elinizde satacak ürün kalmazsa piyasayı iyi takip edip fırsat ürünlerini önce siz alıp bir miktar kar ile satabilirsiniz.

Editörlük/Bloggerlık

Son zamanların yükselen trendi. Makale yazarak para kazanma şansı. Ama unutmayın herkes bu şekilde bir yol izliyor ve görüyorum ki çoğu başarısız. Başarısızlığın ana nedenleri, özgün olamama, çalıntı içerik, içerik sürekliliğinin devam ettirilememesi, sosyal medya araçlarının yeterince kullanılamaması, gerekli zamanın ayrılmaması.

Ben burada direk şu konu hakkında yazın ya da bir şekilde içerik üretin demiyorum, ancak zamanı iyi takip edip, çevrenizdeki unsurlarla birleştirebilirsiniz. Örneğin kadınlar üzerine genel bir blog yazmak yerine, sadece ayakkabı modası, sadece hamilelik üzerine bir içerik üretmek daha popüler yapabilir. Bununla birlikte video tabanlı içerik üretme şansınız varsa buna da bir an önce el atmakta fayda var. Kendinizi güzel görmeyebilirsiniz, sesiniz hoşunuza gitmeyebilir fakat bir süre sonra insanlar sizi sevecektir; kaliteli içerik üretirseniz.

Eğer açtığınız blog’ta belli bir seviyeye kadar ilerlerseniz markaların da sizi keşfetmesi uzun sürmez. Fakat 300-500 takipçi kazanıp markalara bunaltıcı emailler yazmayın. Takipet.com’a bu anlamda ciddi e-postalar geliyor fakat bu rakamlar için değerlendiremiyoruz;zamanımız yok. Bununla birlikte bu kişilere yakında bir imkan verip takipet.com resmi bloglarında (açılınca haberiniz kesin olur) yazar olarak para ya da ürün kazanma şansı vereceğiz. Bu imkanı veren marka ve firma sayısı emin olun her geçen gün artacaktır.

Freelance Çeviri

Çeviri yapabilecek kapasiteniz varsa, internetten para kazanma şansınız daha da artacaktır. Firma olarak bu tarz çalıştığımız bir çok arkadaşımız oldu. Ama tavsiyem daha önce yazdığım Freelancer Yol Haritası makaleme göz atmanız. O makalemde de belirttiğim gibi başlangıçta kuralları sıkıca belirleyin ve ücrette net olun.

Proje Yönetimi

Belli bir proje çevreniz varsa özellikle yazılım ya da diğer sektörlerde, projeler ile proje üretenleri bir araya getirip ya bu işlem için bir komisyon alıp aradan çekilerek ya da hakim olduğunuz bir proje ise süreci yöneterek para kazanabilirsiniz. Burada en sıkıntılı durum projeyi yaptırdığınız insanların sizi yarı yolda bırakma riski.

Yazılım ve Internet için konuşursak sürecin her aşamasında kaynak dosyaları edinmelisiniz, hatta günlük. Ve her zaman yedek tanıdığınız insanlar olsun.

Fabrika Kurmak Mümkün mü?

Ben her zaman söylerim iyi bir “ekiple” ve iyi projeler bularak küçük bir yazılım firması bir fabrika kadar cşro yapabilir. Bu en iyimser senaryoda olabilecek bir hayal. Ülkemizde adı geçen herkes için çeşitli baskı noktaları var. Firma sahipleri için, işini iyi bilmeyen çalışanlar, müşteri bulamama, kendini ifade edememe. Müşteriler için yetersiz çalışanlarla dolu firmalar, iletişim kurulamayan müşteri temsilcileri.

Aslında burada kendini güzel yetiştirmiş ve emek veren insanları bulmak temel baskıları hafifleştirecektir. Maalesef ülkemizdeki bilişim eğitimleri “beş para etmez”. İnsanımızın gidip Amerikayı bu nokytada model alması yerine Almanya ve İsviçre modellerini benimsemesi daha yararlı olacaktır. Zira Amerika modelinin kendine yararı olmadı; son krizde gördük. Almanya modeli teknik elemana daha fazla değer verir, iş üretme süreçlerini kısaltır ve kalite esaslıdır. Özellikle özel eğitim kurumlarının bu modellere yanaşması gerekmektedir.

Bilge Adam, Netron ve diğer eğitim kurumlarının içeriklerini bir kenara bırakıp “tarz” larını elden geçirmelerinde fayda görüyorum. Üzülerek söylüyorum ki bu kurumlardan sertifika almış insanlardan hiç bir zaman yeterli verimi alamadım.

İşini Sanal Ortama Taşımak

Internetten gelir elde etmenin en elle tutulur modeli budur. Varolan bir işiniz varsa, zaten bu konuda bir tecrübeniz bulunduğu aşikar. Profesyonel olarak bir danışmandan destek alıp, işinizin sanal ortama adaptasyonunu kolaylıkla sağlayabilirsiniz. Fakat unutmamanız gerekir ki sanal da olsa iş iş, ticaret ticarettir.

-devam edecek-

Tagged in , , ,

Yazılım Öğrencileri için Yol Haritası

Eğitim,Yazılım 5 Eylül 2010 | 0 Comments

Yazılım Öğrencileri için Yol Haritası

Bugüne kadar birçok öğrenci ile bir şekilde karşılıklı çalışma ve konuşma fırsatı buldum.(Meslek liseliler için konuşuyorum) Kendim de liseden başlayarak bu mesleğin eğitimini almış biri olarak bugünün hızlı gelişimi içinde öğrencilerin kaybolduğu fikrindeyim. Bırakın öğrencileri okul müfredatları tam olarak içerik oluşturabilmiş değil. Şöyle ki, yazılım bölümünde Flash eğitimi verildiğine şahit oldum. Üniversite müfredatları daha sıkı kontrol edildiği ve esnek olmadığı için liseleri bu konuda daha şanslı görüyorum. Bu bakımdan bu mesleğe lisede başlamış şanslı insanların kafalarındaki bazı sorulara cevap bulmalarını sağlamak için biraz teknoloji tanımı yapmaya karar verdim.

Tanımlar Karmaşası

Bir öğrenci bu mesleğe adım attıktan sonra belli tanımlar duymaya başlar. Ve bu tanımların, teknolojilerin sonu gelmez gibi görünür.

Yukarıdaki zihin haritasında ufak bir tasvir yaptım. Bir öğrencinin karşı karşıya kalabileceği tanımlar ile ilgili. Bu teknolojilerin içinden bir şekilde öğretmenlerin ya da çevrenin telkini ile genel bir yol/teknoloji seçilir ve öğrenci iş hayatına atılınca seçiminden ya mutlu olur ya da mutsuz olup başka teknolojilere geçiş yapar.

Öncelikle buradaki teknolojileri belli bir kategoride yeniden şekillendirmek gerek.

Bu şekli incelersek, bir öğrencinin en başta 2 seçim yapması gerek. 1. Hangi işletim sisteminde yoğun olarak çalışacak, 2. Hangi platformda geliştirme yapılacak.

Seçim yapmak bu kadar kolay değil tabi. Öncelikle aldığınız eğitim zaten sizin adınıza otomatik bir seçim yapmış olacak. Burada yazdığım bilgileri kullanarak bu eğitimle birlikte kendinizi geliştirip kendinizi sağlama alabilirsiniz:)

Belli konularda sizi yönlendirmek istiyorum.

Veritabanı

Hangi platformu seçerseniz seçin kesinlikle veritabanı konusunda kendinizi geliştirmeniz gerekecek. Aslında burada iş biraz kolay. Temelde kendinizi SQL dilinde geliştirseniz yolun çoğunu almış olursunuz. SQL bir standarttır, ne Microsoft, ne de Oracle tekelindedir. Bu aşamadan sonra Microsft MSSQL ya da mySql üzerine yoğunlaşabilirsiniz.

İki ürün de piyasada fazlasıyla kullanılmakta. Benim tavsiyem MSSQL ile başlayıp, Mysql’i de öğrenmeniz. MSSQL ile Stored Procedure, Trigger gibi kavramları öğrendikten sonra mySql’de de kolayca bunlara adapte olabilirsiniz. mySQL 5 ile birlikte stored procedure ve trigger desteği de geldi.

İşletim Sistemi

Bu seçim bir bakıma sonraki seçim olan programlama dili seçiminde de belirleyici olacak. Ülkemiz açısından bakılırsa hem linux hem de windows üzerinde bir birine yakın şansta fırsat var. İşletim sistemi olarak aslında otomatik olarak windows’u seçtiğimiz aşikar. Bu yarışa şimdi MAC’te katıldı.

Tavsiyeme gelecek olursak Windows derim. Windows’u seçip dil olarak PHP’de seçerseniz aslında linux üzerinde de yazılım geliştirebilirsiniz. PHP tüm platformlarda destek vermektedir.

Platform

Web, Masaüstü, Mobil. Yeni teknolojilerle birlikte ibre çoktan web platformuna kaydı. Sözü fazla uzatmadan tabiki WEB platformunu tavsiye ediyorum. Web tabanlı yazılım dilleri ile mobil platformlara uygun projelerde geliştrebilirsiniz. Ama tavsiyem mobil platform dillerini de yakından takip edin. Gelecek Mobil platforma kayıyor. Ama ülkemiz için daha niş bir alan sayılır.

Yazılım Dili

En fazla tartışmanın yaşandığı alan işte burası. Ben PHP ile’de profesyonel kod geliştirdim, Daha sonra çalıştığım otomasyon sistemleri nedeniyle .Net’e geçiş yaptım. Burada anlatmak istediğim aslında diller arasında geçiş yapmak ileride çok ta zor değil. Ama eğer bir dil öğrenecekseniz en iyi şekilde, kusursuzca öğrenin. Hep söylerim, en iyi dil, en iyi bildiğin dildir.

İleride nasıl olsa geçiş yapabilirsiniz, fakat PHP öğrenirken de bilgisayarınız visual studio kurulu olsun, onda da basit bir kaç kod yazmış olun. Diğer teknolojilerden bihaber olmayın.

Sonuç

Yazılım sektöründe bir sabitlik, bir yerinde sayma olamaz. Her zaman hem de çok kısa süreler içinde yeni bir dil öğrenmek zorunda kalabilirsiniz. Ama kendinize bir uzmanlık alanı seçmeniz gerekiyor. Ben yazılım hayatıma visual basic ve pascal ile başladım. Ardından asp,php,.net şeklinde ilerledi. Yeri geldi action script’ te öğrendim. Kendinize bir kısıtlama koymayın.

Eğer web tabanlı bir yol seçecekseniz ki artık mecbursunuz, Html, CSS ve Javascript kesinlikle çok iyi bilmeni joker diller:) Bundan kaçış yok!

Aslında iş sadece dil öğrenmek ile bitmiyor. Algoritma becerinizi de geliştirmeniz gerekmektedir. Eğer algoritma tecrübeniz ve yeteneğiniz varsa, programlama dili öğrenmek için işte size bir-iki tavsiye:

1. Dilin syntax’ını öğrenin

2. Değişken tanımlamalarını öğrenin

3. Fonksiyon tanımlama ve çağırma yöntemlerini öğrenin

gerisi gelecektir.

Ama, ne öğrenirseniz en iyi şekilde öğrenin. Unutmayın gelecekte en çok dili bilen değil, uzman olan başarılı olacaktır.

Uzmanlık için şimdiden emin adımlarla kendi yol haritanızı çıkarın, gerekirse öğretmenlerinizle konuşup bir kaç yıl içinde öğreneceğiniz dilleri öğrenip en baştan çalışmaya başlayın.

Şimdiden kolaylıklar dilerim…

Tagged in , , ,