<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>uygunbodur.com &#187; Proje Felsefesi</title>
	<atom:link href="http://www.uygunbodur.com/index.php/category/proje-felsefesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.uygunbodur.com</link>
	<description>uygunbodur.com</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2011 22:39:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Projede Doğum Sancısı</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/projede-dogum-sancisi/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/projede-dogum-sancisi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Dec 2011 16:05:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu zaman proje bitimlerini doğum sancısına benzeterim. Proje süreci ne kadar rahat geçse de, projelerin sonu hep sancılı oluyor. Tüm o yapılan planlara rağmen revizyon ve ek istekler bu sancıları hazırlar, sıklaştırır. Genel olarak baktığımda proje Plan&#8217;ındaki yanlış zaman tahminleri ve kaynak planlamasındaki sorunlar sancıyı daha da arttırır. Bu en küçük projeden yüksek bütçeli islere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu zaman proje bitimlerini doğum sancısına benzeterim. Proje süreci ne kadar rahat geçse de, projelerin sonu hep sancılı oluyor. </p>
<p>Tüm o yapılan planlara rağmen revizyon ve ek istekler bu sancıları hazırlar, sıklaştırır. Genel olarak baktığımda proje Plan&#8217;ındaki yanlış zaman tahminleri ve kaynak planlamasındaki sorunlar sancıyı daha da arttırır. </p>
<p>Bu en küçük projeden yüksek bütçeli islere kadar tümünde yaşanabilir. Bu kaçınılmaz sonu düşünerek projelerimizin %40lik kısmını proje süresinin %10&#8242;una sığdırırsak doğumun zamanında olma şansını kuvvetlendirebiliriz. </p>
<p>Dikkatli olmakta fayda var. Düşük riski her zaman vardır. </p>
<p>(not:iPhone ile yazıldı)</p>
<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/12/20111208-180620.jpg"><img src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/12/20111208-180620.jpg" alt="20111208-180620.jpg" class="alignnone size-full" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/projede-dogum-sancisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye e-Dönüşümü Tamamladı mı?</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiye-e-donusumu-tamamladi-mi/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiye-e-donusumu-tamamladi-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 May 2011 11:19:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[e-dönüşüm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[10 sene önce popüler proje teklif konularından biri &#8220;e-dönüşüm&#8221; dü. Internetin ülkemize gelmesi ile hızlı bir e-dönüşüm sürecine girilmişti! Kimine göre bu e-dönüşüm, muhasebe yazılımı, kimine göre web sitesi kimine göre de otomasyon sistemleriydi. Fakat bu e-dönüşümden en çok yararlanma, excel tabloları ile iş görme ve e-posta kullanma şeklinde oluştu. Yazılım sektörünü tam anlamayan iş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>10 sene önce popüler proje teklif konularından biri &#8220;e-dönüşüm&#8221; dü. Internetin ülkemize gelmesi ile hızlı bir e-dönüşüm sürecine girilmişti!</p>
<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/05/ttnet.png"><img class="alignright size-medium wp-image-467" title="ttnet" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/05/ttnet-300x128.png" alt="" width="300" height="128" /></a>Kimine göre bu e-dönüşüm, muhasebe yazılımı, kimine göre web sitesi kimine göre de otomasyon sistemleriydi. Fakat bu e-dönüşümden en çok yararlanma, excel tabloları ile iş görme ve e-posta kullanma şeklinde oluştu.</p>
<p>Yazılım sektörünü tam anlamayan iş verenler ve patronlar bu 2 araç ile şirketlerinin e-dönüşüm sürecini tamamladılar. Aslında bu işe yaradı. Evet 10 sene önce işe yaradı. Artık bana göre 2. e-dönüşüm devri başlıyor. Hem kamuda hem özel sektörde.</p>
<p>Öncelikle e-posta ve excel büyüyen firmaların ihtiyaçlarına cevap veremiyor, geçmişe dönük raporlamalarda yetersiz kalıyor. Diğer yetersizlik oluşan taraf ise müşteri ilişkileri. İnsanlar artık internet üzerinden bir çok işleme alıştı, doğal olarak bunu her firmadan bekliyor. Sadece adres tarifi için web sitesi kullanımı bitti.</p>
<p>Küçük bir poliklinik dahi hastalarına online randevu &#8220;hizmeti&#8221; sunabiliyor. Bunun yanında hemen hemen her firmanın tedarikçisi ya da ürün temin ettiği bir firma ürün ya da hizmetini online bir kanaldan sunmaya, mütakabat yapmaya başladı. Bu örnekler arttıkça firmalarda kendilerini daha farklı sistemlere ihtiyaç duyar halde buluyor.</p>
<p>İlk başvurulan hazır yazılımlar fakat, muhasebe ya da CRM&#8217;de olduğu gibi paketler her firmanın ihtiyacını çözemiyor. İşte tam da burada 2. e-dönüşüm devri başlamış oluyor. Yazılım sekötrü için sevindirici bir haber ama, sektör kendi içinde buna hazır değil.</p>
<p>Özellikle yetişmiş eleman yönünden çok büyük eksik var. Herhangi bir üniversite ya da kurs bitirenler dahi piyasada işe yarar duruma ancak 1.5-2 senede gelebiliyor. Çok uzun bir süre!</p>
<p>Firmaların kendi yapılarını değiştirerek kurumiçi eğitimlerle bunu aşmaları gerek. Bu büyük iş potansiyeli kalifiye eleman açığı nedeniyle sekteye uğrayabilir. Özellikle meslek ve teknik liseleri ile yüksekokulların müfredatlarını gözden geçirip 5-10 sene önceki teknolojilerden ivedelikle kurtulması gerek.</p>
<p>Kişisel olarak kendimizi geliştirmek en büyük önceliğimiz olmalı&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiye-e-donusumu-tamamladi-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimci Kimdir?</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimci-kimdir/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimci-kimdir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 21:04:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[Zaman zaman girişimci ile iligli bir çok tanım yapılıyor. Kendini girişimci olarak gören biri olarak sürekli bu tanımlara kendini oturtmaya çalıştığımız, kendimize bazı çıkarımlar yapmaya çalıştığımız kaçınılmaz bir gerçek. Girişimci şöyle,böyle bir çok tanım var. Ama şöyle bir tanımda aklımdan geçmiyor değil: Bir girişimci olarak &#8220;giriştiğimiz&#8221; projeleri bir derin göl/deniz/su olarak görmeyi herkes kabul eder. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/01/2d9295afaec9b19bc929d51b48804ca568c6cfe6.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-460" title="2d9295afaec9b19bc929d51b48804ca568c6cfe6" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2011/01/2d9295afaec9b19bc929d51b48804ca568c6cfe6.jpg" alt="" width="387" height="365" /></a>Zaman zaman girişimci ile iligli bir çok tanım yapılıyor.</p>
<p>Kendini girişimci olarak gören biri olarak sürekli bu tanımlara kendini oturtmaya çalıştığımız, kendimize bazı çıkarımlar yapmaya çalıştığımız kaçınılmaz bir gerçek.</p>
<p>Girişimci şöyle,böyle bir çok tanım var.</p>
<p>Ama şöyle bir tanımda aklımdan geçmiyor değil:</p>
<p>Bir girişimci olarak &#8220;giriştiğimiz&#8221; projeleri bir derin göl/deniz/su olarak görmeyi herkes kabul eder. Girişimcinin ilk duyduğu heycan acaba yüzebilecekmiyimdir. Ve çoğu girişimci suya atlayınca kendine can yeleği atacak olanı yatırımcı olarak görür. Açıkcası son zamanlarda yaşadıklarım nedeniyle suya atlayınca bana can yeleği atacak olanı yatırımcı olarak değil, atlamak için kararsız beklerken beni suya itecek olanı yatırımcı olarak görmeye başladım.</p>
<p>Belki bir süre bu şekilde bakmakta fayda var!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimci-kimdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimcilik Nedir?</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimcilik-nedir/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimcilik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Dec 2010 12:51:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[kosgeb]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=419</guid>
		<description><![CDATA[Girişimcilik kelimesinin çeşitli karşılıkları var. Özünde &#8220;risk&#8221; alarak birşeyler başarma anlamına geliyor. Fakat bu ülkede bir projede başarılı olup kendince tanımlar üreten ya da sürekli girişimciliği ruhuna aykırı olarak belli bir kalıba sokmaya çalışan insanlar olduğunu düşünüyorum. Girişimcilik, herkesin kendine, kendi yolunu çizmesidir. Daha önce başarılı olmuş girişimcilerin dahi bu yolu &#8220;O&#8221;nlar adına çizmeye hakkı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/12/KOSGEB.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-420" title="KOSGEB" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/12/KOSGEB-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Girişimcilik kelimesinin çeşitli karşılıkları var. Özünde &#8220;risk&#8221; alarak birşeyler başarma anlamına geliyor. Fakat bu ülkede bir projede başarılı olup kendince tanımlar üreten ya da sürekli girişimciliği ruhuna aykırı olarak belli bir kalıba sokmaya çalışan insanlar olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Girişimcilik, herkesin kendine, kendi yolunu çizmesidir. Daha önce başarılı olmuş girişimcilerin dahi bu yolu &#8220;O&#8221;nlar adına çizmeye hakkı, zaten de gücü yoktur. Ancak yoldaki tabelaları değerlendirme, ipuçlarını bulma adına fikir verebilirler. Son günlerde e-tohum ve sosyal medyada Ersan Özer ve EBİ gibi firmaların girişimcilerinden sıklıkla duyduğumuz şey: &#8220;Çalışırken girişim&#8221; yapamazsın!</p>
<p>Gönül ister ki her şey istediğimiz gibi olsun. Ailesel ve sosyal etkenler hep istediğimiz gibi gitsin, ama burası da Türkiye! Neden böyle söylediğimi biraz sonra KOSGEB&#8217;in girişimcilik!! programını yazınca anlayacaksınız.</p>
<p>Başlangıçta çalışırken girişim yapılmaz &#8220;sloganını&#8221; kabul etmiyorum. Bu tanım &#8220;girişimcilik ruhuna&#8221; terstir, ihanettir. Burada ahkam kesecek değilim çalışırken şöyle olacak şeklinde. Her girişimci kendi yolunu çizer. Cebinde parası olsa 5 yılda yapacağını 2 yılda yapar ama KOSGEB bile girişimciliği tersten anladıysa girişimcilik için en doğrusu &#8220;kendi şartlarına göre&#8221; kendi &#8220;yollarını&#8221; belirlemeleridir.</p>
<h2>KOSGEB Girişimciliği</h2>
<p>Öncelikle ben tüm fikirlerimi ve eleştirilerimi internet sektöründeki girişimcilik üzerine yazıyorum. Benim eldiven, çatal üretimi ile işim olmaz. Ki zaten bu sektör KOSGEB tarafından desteklenen bir girişimci! alanı.</p>
<p>Son günlerde gazetelerde KOSGEB&#8217;in bedava para dağıttığı ile ilgili bir çok haber yer aldı. Ben de nedir öğrenmek için KOSGEB&#8217;i aradım ama telefonlar hep meşgul. Sonra biraz araştırınca şu sonuçlara vardım:</p>
<ul>
<li>27 Bin Tl&#8217;lik hibenin 5 bin&#8217;i şirket kurulumu, 10 bin&#8217;i demirbaş masrafları, kalan 12 bin ise 12 ay boyunca malzeme alımı için.</li>
<li>10 binliralık malzeme aldığınızda bunun tamamı değil sadece yarısı karşılanıyor. Yani siz ilk 15 bin TL&#8217;yi kullanmak için cebinizde 30 bin TL olmalı ve bunun tamamını harcamalısınız. Kalan 12 bin TL içinde durum aynı ve bunu sadece malzeme için kullanabiliyorsunuz.</li>
<li>Sigortası olan katılamıyor ki katılsa da hafta 2 gün 9-16 arası bir eğitime gitmek şart. Yani dolaylı olarak çalışan bu destekten faydalanamaz.</li>
<li>1 yıl sonunda 70 bin TL&#8217;lik kredi de sadece malzeme alımı için kullanılabilir.</li>
</ul>
<p>Şöyle bir bakınca plastik çatal üreten binlerce atölyeye bir yenisini katmak için uygun bir destek. Ama Türkiyedeki tüm plastik çatal üreticilerinin cirolarından fazla vergi çıkaracak bir web girişimi için yetersiz ve yalış bir destek türü. Anlaşılan KOSGEB&#8217;deki kişilerin internetten anladıkları e-mailden öte değil. Kendilerini yetkili mercilere havale ediyorum ve sizinle işim olmaz diyorum.</p>
<p>Şu an AB desteklerini araştırıyorum. Aslında sırf bu internet sektörüne ne kadar destek veriliyor öğrenmek için. Bir de geriye lokal girişimlere yatırım yapmayan Dragonlar, sosyal ağları baştan geri çeviren e-tohum yatırımcıları ve adı bilinmeyen &#8220;melek&#8221; yatırımcılar kalıyor.</p>
<p>Bir Hindistan olamıyoruz&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/girisimcilik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’den Facebook Çıkaracak Kim?</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiyeden-facebook-cikaracak-kim/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiyeden-facebook-cikaracak-kim/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Dec 2010 23:26:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Alphan Manas]]></category>
		<category><![CDATA[Baybars Altuntaş]]></category>
		<category><![CDATA[Ersan Özer]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Zuckerberg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=380</guid>
		<description><![CDATA[Bu başlığı inploid.com&#8216;a yatırım yaparken Baybars Altuntaş&#8217;ın yaptığı &#8220;Türkiye&#8217;den Facebook Çıkaralım&#8221; cümlesine atıfta bulunarak yazdım. Uzun süredir girişimci ve yatırımcı grupları takip ediyorum. Her iki tarafın da ana fikirlerine hakimim diyebiliriz. Ülkemizden hep bir facebook ya da muadili büyüklüğünde bir proje çıkarma çabası ya da hayali var. Fakat bazı odak problemleri mevcut ve aslında işin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/12/founder-2x.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-381" title="founder-2x" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/12/founder-2x-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Bu başlığı <a href="http://inploid.com" target="_blank">inploid.com</a>&#8216;a yatırım yaparken Baybars Altuntaş&#8217;ın yaptığı &#8220;Türkiye&#8217;den Facebook Çıkaralım&#8221; cümlesine atıfta bulunarak yazdım. Uzun süredir girişimci ve yatırımcı grupları takip ediyorum. Her iki tarafın da ana fikirlerine hakimim diyebiliriz. Ülkemizden hep bir facebook ya da muadili büyüklüğünde bir proje çıkarma çabası ya da hayali var. Fakat bazı odak problemleri mevcut ve aslında işin çözümü sorunun içinde saklı. Facebook nasıl ortaya çıktı? Kim tarafından? Hangi şartlarda?</p>
<p>Mark Zuckerberg. Kimdir?</p>
<p>Kendisi bir yazılımcıdır!</p>
<p>İşte bizden de ancak bir yazılımcı aynı boyutta proje çıkarır. Mesleğe uzak olanlar gülebilir. Ama ülkemizdeki her 100 yazılım uzmanından en az 10&#8242; nunda bu tarz bir proje fikri vardır.</p>
<p>Kesinlikle vardır!!</p>
<p>Alphan Manas&#8217;ın hayalini kurduğu e-tohum toplantılarında yatırımcıların sıraya gireceği projeler VAR!</p>
<p>Problem nerede?</p>
<p><a href="http://friendfeed.com/ersanozer" target="_blank">Erzan Özer</a>, FF üzerinde yayınladığı bir <a href="http://m.friendfeed-media.com/6806edcaa74dda1c20d45911b4a8bd74a341d04c" target="_blank">dökümanda </a>şuna değinmiş:</p>
<blockquote>
<div id="_mcePaste"><strong>Girişimci olmayı kafaya koy</strong></div>
<div id="_mcePaste">Benim deneyimlerim, &#8220;Maaşımı almaya devam edeyim, bir yandan da bir şeyler</div>
<div id="_mcePaste">yapayım&#8221; zihniyetiyle kayda değer işler çıkmadığını gösteriyor. Elinizi taşın altına</div>
<div id="_mcePaste">koymanız lazım. Eğer üzerine bir hayat kuracak bir işe sahip olmak istiyorsanız</div>
<div id="_mcePaste">hayatınızı bu yola adamalısınız.</div>
</blockquote>
<div>Ersan Özer&#8217;in konumu gereği bunu söylemesi vatandaşlık görevi.</div>
<div>Şimdi olayın diğer tarafına bir bakalım.</div>
<div>Projesi var dediğimiz yazılım uzmanları doğal olarak kritik pozisyonlarda çalışmaktalar. Ve ülkemizde kritik pozisyonda çalışan yazılım uzmanlarının üzerindeki yük abartısız normalin 4-5 katıdır. Günde 10-15 saat çalışırlar. Ve bu ilgili kitlemizin büyük bir çoğunluğu çalıştıkları firmayı &#8220;sırtlarında taşırlar&#8221;</div>
<div>Aslında yazıyı burada kesmem yeterli, taraflar alacağını aldı&#8230;..</div>
<div>Sürekli konuşup çözüm bulamadığımız bir konu bu. Hayal kurmayacağım&#8230;.</div>
<div>Not:  Siz siz olun networkünüzü kendi meslek alanınızdaki kişilerden oluşturun. İşinize yarayacaktır!</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/turkiyeden-facebook-cikaracak-kim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amele</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/amele/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/amele/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Nov 2010 21:19:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[Yahoo e-posta template&#8217;lerini karıştırırken bir grup için yazdığım bir yazı çıktı karşıma. Tarih 16 Nisan 2005 Merhaba, Degerli grup uyeleri bu maili bir yazilimci olarak son bir kac ayda gorusmelerde yasadigim sorunlardan ve Tukiyedeki sistemi yurtdisiyla karsilastirinca yasadigim hayal kirikliklarini bir nebze olsun gidermek icin yaziyorum. Net neler ifade edecegimi tam olarak bilemedigim icin basliklar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yahoo e-posta template&#8217;lerini karıştırırken bir grup için yazdığım bir yazı çıktı karşıma. Tarih 16 Nisan 2005</p>
<div>
<div>
<div>Merhaba,<br />
Degerli grup uyeleri bu maili bir yazilimci olarak son bir kac ayda gorusmelerde yasadigim sorunlardan ve Tukiyedeki sistemi yurtdisiyla karsilastirinca yasadigim hayal kirikliklarini bir nebze olsun gidermek icin yaziyorum.</div>
<div>Net neler ifade edecegimi tam olarak bilemedigim icin basliklar altinda yazacagim. Birazda burda yazdiklarimi arkadaslarla surekli konustugumuz icin artik acilmanin zamani geldi diye dusunuyorum!</div>
<div>Degismeyen Tek Sey Degisimin Kendisidir !</div>
<div>Is yasaminda uzak degil soyle bir 10 yillik surecleri karsilastirdigimizda gelisen teknolojinin insan hayatina yansimasininda etkisiyle is yapma metodolojilerinde surekli bir degisiklik yasamaktayiz.Bunu Turkiye&#8217;de cok fazla gorebileceginizi sanmiyorum ama kendi kendine eleme ve yuceltme sistemi olan dunyanin buyuk ulkerinde daha net gorulebilir.AB ile iliskilerin en sicak oldugu bir donemde O&#8217;nlari tanima bagbinda edindigimiz yeni tecrubeler gosteriyor ki Ab ulkelerinde bizim uyguladigimiz is gelistirme sisteminden cok farkli bir moda var.</div>
<div>Bu akima moda dememin nedeni surekli kendini yenilemesidir.<br />
Fakat ulkemize baktigimizda 10-15 yil onceki piyasada calisan ve bugun yonetici olmus insanlarimizin bu modayi umursamadan hala 10 yil onceki is sureclerini uygulamaya calismalari beni gercekten uzen bir durum.<br />
Ozellikle yazilim sektorunde bu yoneticilerin soz sahibi olmasi ve calisanlarinda surekli degisen yeni universite megzunu genclerden olusmasi ister istemez orta vadede sorunlar cikariyor.Yeni mezun ve universite de dunyadaki kurumsal sirketlerin calisma yontemlerini sindirmis ve kariyer gunlerinde sirketlerin anlattiklariyla kendi hayallerini yaratmis gencler is hayatina basladiklarinda yakin tarih olarak gordukleri sahnelerle karsilasinca baslangicta bir hayal kirikligi yasamakta ve orta vadede sorunlar cikmaktadir.</div>
<div>Fakat bu degismeyen moda yuzunden cikan sorunlar genellikle teknik olarak calisan insanlarda on plana cikmaktadir.Pazarlama ve isletme alanlarinda konu sosyal ve kisisel iliskilere dayandigi icin pek fazla sorun cikmamaktadir.</div>
<h2>YAZILIM,INSAAT,FIRSAT,SOMURU</h2>
<div>Turkiyedeki yazilim sektorunde calisan grubuna baktigimizda ozellikle kriz doneminde issiz kalan insanlarin en rahat gecis yaptiklari sektor oldugundan dolayi kalifiye eleman sikintisinin bu gunlerde bas gosterdigini goruyorum.</div>
<div>Yazilimi standart b2b,b2c web tasarim, db giris formlari olarak dusundugumuzde bu kisilerin umduklarini buldugunu dusunuyorum.Bunu goren diger arkadaslari da yaslari ne olursa olsun yazilim sektorune akin etmeye devam etti.Hatta mobilyaci dukkaninda mobilya satan elemanlar bile!</div>
<div>Hal boyle olunca yazilim camiasinda sistemsiz is yapan insan cogaldi. Birde is yapma modasina sahip olmayan insanlarin yonetici olmasindan dolayi bu tarz yazilim firmalariyla sorun yasamayan sirket kalmadi sanirim. Bu calisma mantigiyla ilerlenince sirketlerde bunu pekistirmek icin aile ve dost kavramlari one suruldu.Sirkette bir kriz olmadiginda her iki tarafinda mutlu oldugu bu ortamda gergin durumlarda aile ve dost iliskileri on plana surulerek somurulen yine calisanlar oldu.</div>
<div>Gelismis ulkelerdeki is yapma modellerine baktigimizda calisma yolunun,projelendirmenin, is paylasiminin ,dokumantasyonun on planda oldugunu goruruz. Fakat ulkemizde projeler genellikle GECEKONDU mantigiyla baslanir ve amele gozuyle bakilan yazilimcilarin bir anda,bir gecede,bir gunde,bir haftada bu isi bitirmeleri istenir.Evet bu is bir sekilde bitirilir.Ama bu gecekonduya bir asma kat cikilmasi istendiginde ya da bir balkon yapilmasi istendiginde gecekondu bunu kaldiramaz ve coker.Ya da gecekonduya yanlardan eklemeler bastan atilmayan kolonlar ilave edilir.Tabi bir haftada biten gecekondu insaatina ekleme 1 ay surunce bu sefer isveren ve yazilimci karsi karsiya gelir.Hakli cikmamanin bir son oldugunu dusunen isveren bir gunah kecisi bulmak zorundadir.Tabi bu gunah kecisi icin secilmis aday bizim yazilimcidir.Bu noktada yazilimcinin farkli sektorden gelmesi ya da akademik egitim almasi farketmez.Isten ayrilan yazilimci artik kendine guveni sarsilmis bir haldedir ve uretkenlik yetenegi boyle birkac olaydan sonra kaybolacaktir.</div>
<div></div>
<h2>KURUMSALLIK ve KORKULAR</h2>
<div>Sizin kurumsallık tanımınız nedir?</div>
<div>Herkesin iş tanımının belli olması mı?<br />
Sosyal aktiviteler mi?<br />
Ailenizin isyerinde degil evde olmasi mi?<br />
Sirkettekilerin yaptiklari isin bilincinde olmasi ve bunu direkt uretime yansitmalari mi?<br />
Planlama?<br />
Disiplin?<br />
Saygı?<br />
Hoşgörü?<br />
&#8230;&#8230;.</div>
<div>
Hangisi ya da hangileri?</div>
<div>Bence basta dinamizim.Surekli kendini yenileme. Planlama.<br />
Ama sirketlemize baktigimizda bunlar sadece zaman kaybi olarak gorulmekte.Cunku bunlari yapmayarak kisa vadede daha iyi para kazanabilmekteler.<br />
Fakat orta ve uzun vadede bir urun ve birlikte bir itibar kazanmak istiyorlarsa bu pek uygun olmuyor.Cunku orta ve uzun vade de sirket kisa vadeli planlarla yaptigi islerin artigini temizlemekle ya da yeni eklemelerle ya da daha kotusu mahkemelerle ugrasmaktalar.</div>
<div>Aslinda bir is kapip bundan parayi vurayim sonra da kapatir giderim dusuncesiyle ise bakinca mantikli gorunuyor.Fakat ulkeye bir istihdam saglamak icin ya da piyasada benimde yerim olsun diye bakiyorsaniz cok yanlis ama bir turlu fark edilemeyen bir sistem.</div>
<div>
Bakiyorsunuz elinde uzun vadeli isleri olan fakat bir turlu dokumantasyon ve is plani yapmayan bununla birlikte kazancini ancak kendisinin goren isverenler tek proje arsivi olan yazilimci kadrosunun surekli degisim gostermesine sessiz kalmakta.Hatta bu degisikligin surekli ise aldiklarin insanlarin kendi sorunlari yuzunden olduklarini savunmaktalar.Ama donupte kendilerine bakma cesaretini bir turlu gosterememekteler.</div>
<h2>SUCLU KIM?YAZILIMCILAR MI?ISVERENLER MI?</h2>
<div>Bir yazylymcy olarak igneyi once kendime batirmak istiyorum.<br />
Bir zamanlar bir moda baslamisti Turkiyede.Hala da suruyor kimileri acisindan.<br />
Ben yazilimciyim!Makinayim! Gucluyum! Superman&#8217;im! Motorum! Yorulmam! Yemem! Icmem! Her kosulda Calisirim! Her durumda ise gelirim(ama istedigim zaman)!</div>
<div>Bu moda baya sukse yapmisti bir zamanlar. Yazilimcilar gece gunduz zaman ve mekan sinirlamasi olmadan Einstein &#8216;nyn izafiyet teorisini kanitlar gibi calismaya basladilar.Bu hem erkek/kiz arkadasindan ayrilan hem sosyal uyumsuzluk problemi olanlar hem de icinde calisma hirsi olanlar icin cok tatmin edici bir calisma duzeniydi.Tabi isverenler icinde desteklenen, (affedersiniz) gaz verilen bir yontemdi.Bu is bir sure sonra kulture donustu.Artik is ilanlarinda &#8220;esnek calisma saatlerine uygun..&#8221;, &#8220;kendini gelistirme yetenegi olan..&#8221; &#8230; gibi ek notlarla ilanlarda eklendi. Bende bu sekilde calisan zamaninda sinir tanimaz bir yazilimci olarak(kanitlarim var.Gece gunduz yol yordam zaman siniri olmayan.3 gun uyumadan calisan biri olarak yaziyorum) gelecek adina Turkiye yazilim camiasina buyuk zarar verdigimi dusunuyorum. Ama bunun farkina baslangicta varamadim.Somuruldum.Is nasil yapiliri degil.Is nasil yapilmazi ogrendim.Herkes gibi.</div>
<div>Ama bu siralarda biz insaniz demeyi beceremedik.Pesimizden gelenler bunun acisini cekti, cekecekte!</div>
<div>En basta yazilimcilar icinde calizma azmi olan insanlar bu damgayi kendilerine vurdular.Bu damgayi cikarmasi zor olacak&#8230;..</div>
<div>Bundan yaralanan isverenler pek de az degil.Kurumsallik icin birinin cikip ben koyun degilim demesi gerek.</div>
<div>
Bir dusunun yaptiginiz bir projenin insan gibi calirak ve bir de insanlik disi calisarak ne kadar surede bitecegini.</div>
<div>Bu arada calisan ailelerinin yasadiklarini dile getirmiyorum.</div>
<h2>TEKNIK YETKINLIK,KORKU,MBA,MASTER,YONETICILIK</h2>
<div>Ben ve cogu insan bu sektorde yasadiklari sorunlar, ya insaat, truzim sektorunde calismis bir kisinin yazilim sirketi kurmasindan ya da hic bir teknik yetkinligi olmayan piyasada calisma cesaretini gosteremeyen ve surekli yuksek lisans master, MBA yapan insanlarin direkt isin basina gecmesinden kaynaklandi.</div>
<div>Aradaki en buyuk sorun yazilim isinin gercekten planlanmasi gereken bir is oldugunun taraflardan birinin benimsememesi.Ek olarak karsilikli anlayisin, iletisimin saglanamasi.</div>
<div>Bunu herkes sirketinde musterileriyle ya da pazarlamaci arkadaslarla yasamistir eminim.Arada bir tamnponun bir turlu saglanamamasi.</div>
<h2>ISE VERILEN DEGER,KRIZ.</h2>
<div>Türkiye bir kriz yasadi. Bu kriz cogu bakimdan bir cok bilgi ve tecrube kazandirdi.<br />
Hepimiz bilirsiniz.Krizden bir sure sonra hala kriz naralari atan insanlar vardy.Bunlara kac kisi kurban gitti somuruldu acaba?<br />
Ya da krizden sonra el altindan o havayi calisanlarina solutan artan karlary bir turlu yansitmayan insanlar,isverenler her yerde.Calisanlarda kriz zamaninda bir eziklik, bir urkeklik benimsedi bir turlu kurtaramadi kendilerini.</div>
<h2>SON SORULAR</h2>
<p>Yazilimcilar kendilerini nerede goruyorlar?<br />
Bu duzen ne kadar surecek?</p>
<div>Bu ise noktayi koyacak olan ve kendi degerlerini artiracak olan yine yazilimcilardir.<br />
Siz kendinize verdiniz kadar ancak saygi gorursunuz!</div>
<div>Herkes lutfen kendine sorsun.</div>
<div>
Ben amele miyim?</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/amele/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Global düşünmek şart mı?</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/global-dusunmek-sart-mi/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/global-dusunmek-sart-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Nov 2010 14:39:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Alphan Manas]]></category>
		<category><![CDATA[Markafoni]]></category>
		<category><![CDATA[Webrazzi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=327</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir takip ettiğim tüm girişimci yayınlarda aslında hep aynı ortak konu dikkat çekici. Girişimci destekleme grupları, yatırımcılar sürekli global ölçekte olmayan bir internet girişimine destek olmayacaklarını belirtiyor. Tabi ki kendi taraflarından haklılar. Global bir girişime herkes yatırım yapmak ister. Ama bir yandan da düşünüyorum, aklımı kurcalıyor. Lokalde kendini ispatlamamış, tecrübe edinmemiş girişimcilerimize bunu bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Untitled-1" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/11/Untitled-1-300x243.png" alt="" width="300" height="243" />Uzun süredir takip ettiğim tüm girişimci yayınlarda aslında hep aynı ortak konu dikkat çekici. Girişimci destekleme grupları, yatırımcılar sürekli global ölçekte olmayan bir internet girişimine destek olmayacaklarını belirtiyor.</p>
<p>Tabi ki kendi taraflarından haklılar. Global bir girişime herkes yatırım yapmak ister.</p>
<p>Ama bir yandan da düşünüyorum, aklımı kurcalıyor. Lokalde kendini ispatlamamış, tecrübe edinmemiş girişimcilerimize bunu bir şartmış/başarı şartıymış gibi sunmak ne kadar doğru. 300M nüfusu olan bir Amerika&#8217; da 2 gencin garajda ya da yurt odasında yaptığı bir proje anında global olabiliyor. Amerika&#8217; da yerel olan her proje global ölçeğe daha rahat aktarılabiliyor. Onların öyle bir derdi yok. Tamam eşit şartlara sahip durumda ülkemiz girişimcisi, fakat bir dil problemi, içerik üretme problemi ve en önemlisi bir kültür problemi var. Üniversite 2&#8242;de okuyan 2 arkadaş tanımadıkları kültürlere proje üreterek nasıl başarılı olur.</p>
<p>Olaya bir de diğer taraftan bakmak istiyorum. Son zamanlardaki satınalmalarda yabancılar bizim lokal girişimlere yatırım yaparken amaçladıkları neydi? Eğer bu ülkede bir pazar varsa ve milyonlar yatırmayı göze alıyorlarsa biz neden daha büyümeden bu yatırımcıların pazarına el atmaya çalışıyoruz ya da &#8220;itiliyoruz?&#8221;</p>
<p>Global düşün söyleminin çok popülist olduğunu düşünüyorum. Amerikaya, avrupaya gidip orada senelerini harcamadan, hatta orada yaşamadan böyle bir global girişim başarısız olur.</p>
<p>Önce kendi pazarımızın kıymetini bilelim. İnsanlar oluk oluk buraya para yatırırken biz girişimcimizi daha kanatları tüylenmeden uçurumdan atmayalım. Markafoni modeli benim hoşuma gidenlerden biri. Bu ülke topraklarında başarılı olup yatırımla 5 ülkeye yayılma&#8230; Eğer markafoni ben kafadan gideceğim şu ülkede de bu işe gireceğim dese bunu nasıl başaracaktı.</p>
<p>Yatırımcılardan kendi pazarımıza güvenmelerini rica ediyorum&#8230; Önce burada birşeyler yapalım alacağımızı alalım sonrası &#8220;gelir&#8221;!!</p>
<p>35 Milyon internet kullanıcımız var. Çoğu avrupa ülkesinden daha iyi durumdayız. Bu sayı bir 15-20 miyon daha artacaktır önümüzdeki bir kaç yılda. Biz uzaklara bakarken bu pazarı başka birileri kapacak. Otto grup bu ülkeye gelip şirket kuruyorsa, bu potansiyel var!</p>
<p>Gözümüzü biraz yakınlara odaklayalım, saygıdeğer yatırımcılar&#8230;.</p>
<p>Ek olarak geçtiğimiz günlerde Webrazzi Summit etkinliği gerçekleşti. Çok yararlı toplantılar oldu. Emeği geçenlere teşekkürlerimizi sunalım buradan. Altta etkinlikte konuşan Alphan Manas&#8217;ın etkinlik konuşmasının videosu var. Alınacak çok dersler olduğu açık.</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/16463626?byline=0&amp;portrait=0" width="640" height="480" frameborder="0"></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/global-dusunmek-sart-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dragons&#8217; Den İzlenimlerim</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/dragons-den-izlenimlerim/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/dragons-den-izlenimlerim/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Oct 2010 22:32:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Alphan Manas]]></category>
		<category><![CDATA[Dragons Den]]></category>
		<category><![CDATA[Gamze Cizreli]]></category>
		<category><![CDATA[Haşere kovucu]]></category>
		<category><![CDATA[Keçi sütü]]></category>
		<category><![CDATA[Led Ampul]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Aydın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=278</guid>
		<description><![CDATA[Bu akşam TV&#8217;den neredeyse aynı anda (yine kayıttan izledim ama 10 dk geriden)  DD Türkiye&#8217;yi hafta sonu yorgunluğu ile çayımı yudumlarken, büyük bir zevkle izledim. Daha taze iken fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Uzun süredir izlediğim en doyurucu bölümdü diyebilirim. Tek tek fikirlere değinmek istiyorum. İlk girişim fikri olan keçi sütü ve ürünleri üretimi tarım ve hayvancılık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/10/ddturkiye.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-279" title="ddturkiye" src="http://www.uygunbodur.com/wp-content/uploads/2010/10/ddturkiye.jpg" alt="" width="223" height="163" /></a>Bu akşam TV&#8217;den neredeyse aynı anda (yine kayıttan izledim ama 10 dk geriden)  DD Türkiye&#8217;yi hafta sonu yorgunluğu ile çayımı yudumlarken, büyük bir zevkle izledim. Daha taze iken fikirlerimi paylaşmak istiyorum. Uzun süredir izlediğim en doyurucu bölümdü diyebilirim. Tek tek fikirlere değinmek istiyorum.</p>
<p>İlk girişim fikri olan keçi sütü ve ürünleri üretimi tarım ve hayvancılık alanında sıkıntılı günler geçiren ülkemiz şartlarında güzel bir proje olarak duruyor. Benim ilk duyduğumdaki fikrim de dragonlar ile benzerdi. Süreç çok detaylı/kapsamlı olarak iş fikri şeklinde düşünüldüğünde, aşırı efor gerektiren bir proje ortaya çıkabiliyor. Tabi bu istenilen yatırımında büyük olmasını gerektiriyordu. Ülkemizin çok doğru şekilde planlanmış ve hesaplanmış tarım ve hayvancılık projelerine acil ihtiyacı var. Bu verimli topraklarda bu projelerin çıkması gerek. Fakat sırf üniversite okumak için gidilen ziraat fakultelerinin (ve hayvancılıkla ilgili bölümlerin) durumu ortadayken bir süre daha karamsarım. Örnek; domates hasatının %80-90&#8242;ını telef eden Amerikan menşeili zararlı ile mücadele edilememesi ve etkin önlem alınamaması. Tabi eksik gümrük kontrolleri nedeniyle bu zararlının ülkeye sızmış olmasıda başka bir konu;incelenmesi gereken.</p>
<p>Sonraki iş fikri olan bebek levhaları! konusunda fazla söze gerek yok. İsviçre gibi çocuk nüfusunun çok az olduğu bir ülkede bu tarz ritüel ürünleri değerli olabilir ama ülkemizde müstakil evlerin sayısı ve doğum esnasında bu tarz bir geleneğimizin olmaması durumu tersine çeviriyor.</p>
<p>Haşere kovucu cihazı ilk gördüğümde lise 1&#8242;de etüd odasında yaptığım elektronik devreler aklıma geldi: sinek kovucu, böcek kovucu vs. Daha sonra şunu söyledim kendi kendime, keşke bir ekran koyulup çeşitli haşereler le yapılan deney görüntüleri gösterilseydi ki anladım ki böyle bir deney yapılmamış. İşte bizim anlayışımızdaki köklü yanlışlık burada! Daha sonra işin gidişatı hiç hoş değil tabi! Gerekli yorumlar yapıldı ben de aynen katılıyorum ve buraya taşımak istemiyorum tekrar.</p>
<p>Led ampül olayı benim de başlangıçta ilgimi çekti, doğru bir planlama ile yeni çıkacak kanunlar çerçevesinde güzel bir yatırım olabilir. Fazla yorum yapmayacağım sonuçta yatırım aldı. Ama daha önce friendfeed&#8217;de yazmıştım galiba, insanlar sanki yatırım almayı &#8220;kàr&#8221; olarak düşünüyorlar. Oradaki kjişilerin tecrübe ve fikirleri verecekleri paradan çok çok daha değerli bence, bunu kaçırmamak gerekir. Ek olarak şu anda son anda Alphan Bey&#8217;le yaşanan tartışmadan dolayı girişimin şu anki durumunu da merak etmiyor değilim.</p>
<p>Gelelim son iş fikrine. Lise öğrencileri için eğitim cihazı. SMS özelliği olsa daha çok tutulabilir bir cihaz olabilirdi! Şaka bir yana, fikir güzel olmakla birlikte bazı yanlışlar yapılmış gibi. Belki cihazın ilk düşünüldüğü tarihteki teknik kapasite buna izin vermiyordu ama öncelikle daha büyük ekran ve dokunmatik arayüz diyorum. 600 TL satılması olanaksız bir fiyat. Şu anki en büyük rakipleri TTNet&#8217;in Vitamin paketi. Senelik 50 TL gibi bir ücret, üstelik fatura ile ödeme ve taksit imkanı müthiş bir satış rakamını da beraberinde getirdi. Ürettiklerin cihazın bu kadar pahalı olmasını anlamlandıramadım açıkcası. Ben şöyle bir çıkarım yaptım. Çin pazarından tüm dünyayaya satılan 7&#8243;/10&#8243; tabletler var. Üzerinde Android işletim sistemi ile geliyor. Bunların perakende satış fiyatı 150$ civarı. Toptan anlaşılsa daha da aşağı çekilebilir.Kendi markanız ile üretim imkanı da olur. Bu cihazlar alınca ve bu eğitim setinin android üzerinde yazılmış versiyonu bu cihazlara yüklense hem daha büyük bir ekran hem de dokunmatik arayüz sağlanır. Avantajı ne olur? Öncelikle yeni kaynak bilgiler internetten otomatik indirilebilir. Online sınavlar yapılarak öğrenciler arası bir sıralama yapılabilir. Uygulama içine reklam alma imkanı olur. Dershanelerin sponsorluğunda öğrencilere custom uygulama yüklenmiş cihazlar ücretsiz dağıtılabilir ve fiyatınında 200-250$ dan fazla olacağını düşünmüyorum. Bu fikirler de yatırım yapmak isteyenlere hediye olsun benden:) Nasıl olsa kaynağı/kökü bende:)</p>
<p>Son olarak Dragonlar hakkında bir yorum yapmak istiyorum. Öncelikle Nevzat Aydın&#8217;ın yatırımlarda biraz tutuk görüyorum. Sanırım bir internet projesinin, başarılı olduktan sonraki rahatlığı yanında, diğer sektörlerin çetrefilli bürokratik yapıları sanki gözünü korkutuyor. Biraz daha teknolojik şeyler bekliyor görüşündeyim. Aynı şekilde Gamze Hanım&#8217;ın da daha çok kendi sektörü ile alakalı fikirlere ilgi duyduğuda aşikar.</p>
<p>Yukarıda yazılanları gözden geçirirken bisiklet olayını unuttuğumu gördüm. İstanbul trafiğinde dolaşmak bana biraz zor geldi açıkcası. Pek fazla yorum yapacak bir durumda yok; programda gerekli yorumlar yapıldı.</p>
<p>Ekleme: Yazıyı yazdıktan sonra TTNet&#8217;in Vitamin ile ilgili bir kampanyasını gördüm. Detaylar şöyle:</p>
<blockquote><p><strong><em>TTNET</em></strong><strong><em>, </em></strong><strong><em>Vitaminli İnternet Kampanyası</em></strong><strong><em> ile yeni eğitim ve öğretim yılında öğrencilere destek oluyor. Kampanya kapsamında, yeni internet abonesi olanlar 24 ay taahhütle 1 yıl ücretsiz </em></strong><strong><em>TTNET Vitamin</em></strong><strong><em> üyeliğine sahip oluyorlar. Kampanyadan yararlananlar ayrıca, TTNET Vitamin İlköğretim paketini tercih ettiklerinde ilk beş ay, TTNET Vitamin Lise paketini tercih ettiklerinde de ilk dört ay internet kullanım ücreti olarak 9.99 TL ödüyorlar.Kampanya, 31 Aralık 2010’a kadar geçerli.</em></strong></p></blockquote>
<p>Ekleme: Alphan Masan&#8217;ın program hakkında görüşlerini okumak için <a href="http://www.alphanmanas.com/?p=1352" target="_blank">tıklayınız.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/dragons-den-izlenimlerim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Freelancer Yol Haritası</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/freelancer-yol-haritasi/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/freelancer-yol-haritasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 18:49:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Freelancer]]></category>
		<category><![CDATA[İş Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Proje Planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=154</guid>
		<description><![CDATA[Yazılım kariyerimin yaklaşık 2 yılında freelance çalıştım. Bu yazıyı yazmamın amacı bugünlerde çevremde bana yöneltilen sorulara toptan bir cevap vermek. Özünde ülkemizde problemli durumda olan bu çalışma yönteminin yazılım geliştirici yanını ele alacağım. Doğal olarak bu gözden bakacağım. Tabi ki diğer taraftan bakınca da yazılım geliştiricilerden kaynaklanan problemler vardır, ama nihayetinde ben kendi açımdan konuyu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazılım kariyerimin yaklaşık 2 yılında freelance çalıştım. Bu yazıyı yazmamın amacı bugünlerde çevremde bana yöneltilen sorulara toptan bir cevap vermek. Özünde ülkemizde problemli durumda olan bu çalışma yönteminin yazılım geliştirici yanını ele alacağım. Doğal olarak bu gözden bakacağım. Tabi ki diğer taraftan bakınca da yazılım geliştiricilerden kaynaklanan problemler vardır, ama nihayetinde ben kendi açımdan konuyu ele alacağım. Ve çok kere yerli yazılım uzmanları ile problem yaşayanların, yüzlerini görmedikleri bir Hintli ile mucizevi bir disiplin içinde çalıştığına şahit olmuşumdur:) Yani yerli yazılım uzmanlarını sömürmeye çalışırken, yabancı bir yazılım uzmanına bir renk değişikliği bile yaptıramayıp yine de mutlu olmaları ve bundan bahsederken (adamlar çok disiplinli, ciddi yaklaşıyorlar vb) büyük bir keyif almaları hep ilgimi çekmiştir.<br />
<iframe width="600" height="500" frameborder="0" src="http://www.mindmeister.com/maps/public_map_shell/43461168/freelancer?width=600&#038;height=500&#038;zoom=0&#038;password=xing_pass&#038;no_share=1" scrolling="no" style="overflow:hidden"></iframe></p>
<p>Konuyu çeşitli başlıklarda ele alacağım.</p>
<h1>1. Proje Analizi</h1>
<p>Ne olursa olsun amaç projeyi tamamlamak ve paramızı tam olarak almak ise, en küçük bir işte dahi proje analizine ihtiyacımız var. Proje analizi kafadan hayal kurularak yapılan bir eylem değildir. Kağıt ve kaleme dayanır. Nihayetinde bir fiyatlandırma politikası da oluşturur.  Sizden bir müşteriniz acele fiyat dahi istese çekinmeden kağıt kalemi alıp özet bir proje planı hazırlayabilirsiniz.</p>
<p>Bu plan için çeşitli araçlar kullanabilirsiniz. Örneğin:</p>
<p><strong>Mind Map:</strong> Zihin haritası dediğimiz bu teknik ile karışık bir projeyi okunabilir hale getirip, yazılımla ilgilenmeyen bir kişi ile dahi tartışabilirsiniz. <a href="http://www.mindmeister.com/" target="_blank">MindMeister.com</a>, <a href="http://www.xmind.com" target="_blank">XMind</a>, <a href="http://www.mindjet.com/" target="_blank">MindJet</a> gibi farklı araçları kullanabilirsiniz. Kesinlikle kullanılmalı&#8230;</p>
<p><strong>Excel</strong>: Özellikle proje sürecini yansıtmada ve ödeme takvimi için kolay anlaşılabilir bir araç olarak kullanılabilir.</p>
<p><strong>ZOHO:</strong> <a href="http://www.zoho.com" target="_blank">zoho.com</a>&#8216; dan ulaşacağınız güçlü hizmetler ile bir çok işinizi tek merkezde halledebilirsiniz. Zoho Business üyesi olarak 10 kullanıcıya kadar ücretsiz yararlanabilirsiniz. E-Posta, Writer (Word benzeri bir uygulama), Sheet (Excel benzeri bir araç), Task, Show (ower Point aracı), Notebook (Proje notlarını ve planlamasını yapabilirsiniz), PM (Proje yönetim aracı) ve daha bir çok web tabanlı uygulamayı kendi yararınıza kullanabilirsiniz.</p>
<p>Zamanla bu ve benzeri araçlarla kendinize bir proje analiz kültürü oluşturmakta ve bu kültürü sürekli güncel tutmakta fayda var. Yazılım süreci sanıldığının aksine çok karmaşık ve çok çok zor iştir. Bu iş yükümüzü mümkün olduğunca iyi analiz etmeli ve müşterimizle paylaşmalıyız. Bilgisayar karşısında oturarak 2 saatte yapılan bir eylem gibi algılandığında, hiç bir proje karşılıklı fayda ile bitirilemez.</p>
<p>Proje analiz sürecinde yapılacakları şu şekilde sıralayabiliriz.</p>
<h2>Tüm proje en ince noktasına kadar analiz edilmeli</h2>
<p>Bu adım aslında aldığımız bir işte sürecin kapsamının tam olarak sınırlarını çizer. Projeye başlamadan önce müşterimiz ile bu sınırlar üzerinde mutabık kalır ve planın bir örneğini de onaylatır sanız sorun yaşama olasılığı düşer. İnanın her projede müşterimizin aklına, yatağına yatınca ekstra fikirler gelir, buna çok müsait bir iş dalıdır yazılım, ama biz de <a href="http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik/" target="_blank">projeperestlik</a> yapıp bu fikirleri düşüncesizce uygulamaya kalkarsak ne kendimiz mutlu oluruz ne de müşterimiz. Burada kilit nokta, projemizi modüler (geliştirilebilir) bir yapıda tasarlayıp yeni isterleri müsait bir dille, ekstra bir faza atmaktır. Tabi belkide projeyi altüst edecek, iş yükünü veya süresini arttıracak bu istekleri müşteriniz mevcut sürece dahil etmeye çalışabilir. O zaman yapılması gereken, analiz dokümanını çıkarıp projeyi yeniden şekillendirmek ve fiyat değişikliğini açıkça bildirmektir.  Girişimci ve yazılım uzmanları asla pısırık olmamalı, sonra zaten kısa olan ömürlerini boşa harcamış olurlar. Zaten proje analizinin ana amacıda bir net duruş göstermek ve projeye karşı saygı uyandırmaktır.</p>
<h2>Tasarım netleştirilmeli</h2>
<p>Zorlu ama gerçekten çok çok gerekli bir adımdır. Özellikle daha önce bir web sitesi ya da proje yazdırmamış kişiler aşırı derece de kararsız olabilirler. Siz tasarım netleştirmeden bir projeye başladığınızda, müşteriniz bir arkadaşından aldığı bir eleştiriyi veya tavsiyeyi, sanki projenin tamamı yanlışmış gibi yanlış bir ifade tarzı ile anlatabilir. Öncelikle bu gibi durumlarda sakin olmalı ve müşterinizi de endişelendirmeden dinleyerek, doğru veya yanlış yönleri gerekirse uzun uzun anlatmalısınız. Bir çok kez müşterinizin bir arkadaşı, ya da belli bir zamanda birlikte olduğu 3. bir kişi sizin emeğinizi bir anda yok sayıp, çay ya da sigara sohbetinde harcayabilir. Tüm alt sayfaları ile baştan belirlenmiş bir proje tasarımı sizi bir çok tehlikeden kurtarabilir.</p>
<h2>Ekstra durumlar belirtilmeli</h2>
<p>Projelerin büyük bir çoğunluğu bu ekstra durumlar nedeniyle yok olur gider.  Bir yazılım uzmanı için ekstra durumlar ne kadar büyük bir problemse, müşteriniz için de o denli önemsiz olabilir. Bazen bu ekstra durumlar nedeniyle başladığınız gecekondu inşaatı, 2-3 katlı temelleri sağlam atılmamış bir apartmana dönüşebilir. Unutmayın ki bu bina çökerse tek günah keçisi siz olabilirsiniz.İşinizi sağlama alın. &#8220;İş başka, aşk başkadır&#8221;</p>
<h2>Kapasite belirlenmeli</h2>
<p>Her uygulama belli bir kapasitede çalışması için dizayn edilir.  Bunu belirleyen sınırlar, veritabanı yazılımı ya da boyutu, server donanım özellikleri, server bant genişliği vb olabilir. Burada sorumluluk tamamen size ait. Belli kullanıcı sayıları ile bu değişkenleri eşleyip bir plan hazırlamalısınız. Böylece müşteriniz hangi hangi durumda nasıl bir yatırım yapması gerektiğini bilir. Tabi bu limitleri belirlerken %10&#8242;luk bir tolerans koymayı unutmayın.</p>
<h2>Platform Belirlenmeli</h2>
<p>Yazdığını uygulama hangi tip serverda çalışır, hangi tarayıcılara destek verir, gerektiğinde client&#8217; lar da hangi programlar kurulu olmalıdır. Bunları net olarak belirtmeli ve mümkünse yazılımınız kendisi bu kısıtlar haricinde uyarı mesajı vermelidir. Örneğin yaptığınız bir web sitesi altyapı olarak AJAX teknolojilerine bağımlı ise ve başlangıçta IE6 desteği vermeyeceğinizi müşteriniz ile konuştuysanız, ilk girişte browser versiyonunu kontrol edip kullanıcıyı yeni tip tarayıcılara yöneltmekte ve durumu uygun bir dille açıklamakta büyük fayda vardır.</p>
<h2>Çalışacak kişi sayısı belirlenmeli</h2>
<p>Eğer sizden başka kişilerinde çalışması gerekecekse bunu açıkça ortaya koymanızda fayda var. Böylece ücretlendirme ve proje takvimi daha net belirlenir. Eğer projenize farklı kişileri de dahil edecekseniz proje süresini %10 arttırmakta fayda var. Ve mümkün olduğunca proje temel yapısını siz tasarlayıp kodlamalısınız.</p>
<h2>Gerekli belge ve dökümanlar belirlenmeli</h2>
<p>Özel geliştirilen bir yazılım projesi &#8220;paket uygulama&#8221; değildir. Bu çok yanlış bir tabirdir. Bu proje sahibi yaşadığı sürece ya da sahibinin beyninde canlı kaldığı sürece hayatta olacaktır ve büyüyecektir. Her yazılım uzmanının proje geliştirdiği her sektörde uzman olması söz konusu olamaz. Mutlaka içerik yönetimi ve hesaplama araçlarının sonuç kontrollerini uzman müşteri temsilcisi (müşteriniz tarafındaki) yapmalıdır.  <strong>Bu amaçla oluşturulacak içeriğin sorumluluğu her zaman müşteri dedir. </strong></p>
<h2>Karşılıklı görevler paylaştırılmalı</h2>
<p>Bir proje her zaman bir ekiple bitirilir. Tek başına proje bitirmek imkansızdır. Bu nedenle müşteri, test ekibi, saha kullanıcıları gibi görev kademeleri belirlenip hangi aşamada kime ihtiyaç duyulduğu netleştirilmeli.</p>
<h1>2. İş Planı</h1>
<p>Sevdiğim bir söz: &#8220;İş planı hazırlamak, bilim kurgu alt türüdür.&#8221;</p>
<p>Kesinlikle bu kadar senelik tecrübeme dayanarak doğru diyebileceğim bir sözdür. Öncelikle Plan kavramını kendi hayatımıza oturtmamız gerekiyor. Bu kadar zor bir meslek yaparken, Amerikan filmlerindeki dağınık, ayyaş, kendinden geçmiş yazılımcı tiplerine aldanmamak gerekir. Bunların hepsi yalan. Ne kadar zeki olursanız olun o tiplemelerin altından başarı çıkmaz.(Başarı=Bitmiş proje) Belki 2-3 numara yapabilirsiniz, sohbetlerde güzel konuşmacı olabilirsiniz ama önemli olan <strong>kişisel markanızın ticari değeri</strong> olup olmadığıdır.</p>
<p>Kısaca iş planı kesinlikle gerekli. Yine kağıt kalemle yapılan bir eylemdir. Yukarıda saydığımız araçları kullanabilirsiniz.</p>
<h2>Acil eylem planı yapın</h2>
<p>Acil eylem planı nedir? Ekstra durumlar için yapılan B,C,D,E,&#8230;. planlarıdır. Madem bu kadar zor ve riskli bir iş yapıyorsunuz her zaman projeye özel veya genel acil eylem planlarınız olmalı. Öncelikle bu eylem planlarını oluştururken, proje süresinin gece ve gündüz birlikte hesaplanarak verilmemiş olması çok önemli. Her zaman insani bir çalışma temposu içermeyen süre belirlemeleri kriz yaratır. İş hayatımda bazı yöneticilerimin gece ve gündür birlikte hesap ederek iş planı yaptıklarını gördüm ve inanın hepsi başarısız oldu ya da istenilen verimde ürünler olmadı.</p>
<h2>Takvim aksama raporu çıkarın</h2>
<p>Bir projedeki en ufak pürüz takvimi aksatır. Geç başvurulan bir hosting üyeliği, gerekli belge ya da dokümanların gelmemesi, geç gelen tasarım ögeleri, geç gelen müşteri onayları. Bu süreçleri en ince noktasına kadar takvime yansıtmakta fayda var. Örneğin siz veritabanı tasarımını bitirdikten sonra 10 Mart&#8217; ta tasarımın hazır ve onaylanmış olacağını düşünerek bir plan yapmışsanız ancak tasarım gelmemişse, ya tasarım gelinceye kadar geçecek sürenin takvimi öteleyeceğini belirtmeli ya da bu olasılığı düşünüp tasarım 10 Mart&#8217;ta hazır olmazsa 5 günlük veritabanı bağlantı class&#8217;larının yazılmasına geçileceğini ve ardından tekrar tasarıma ihtiyaç duyulacağını belirtmelisiniz.  Burada küçük bir not düşmek gerekirse takvim başlangıçta tarihlere bağımlı olmamalı. Süreler gün ve hafta olarak verilmelidir. Tabi olabilecek tatil ve yıllık izinlerde hesap edilmeli. Tatilde yazarım gibi yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Yüksek ihtimal o tatiller sadece size ait değil, aile ve dostlarınızla ortaktır.</p>
<h2>Görev ve sorumluluklar açıkça belirtilmeli</h2>
<p>Planladığınız gecekondunun apartman olarak ortaya çıkmaması için müşterinize sizin tam olarak hangi görev ve sorumlulukları yerine getireceğiniz belirtilmeli. Örneğin projenin adisyon kesme bölümü için bir demo yazıcıya ihtiyacınız varsa bunun hazır olmasını sağlamak müşterinizin görevi olabilir ve proje başlangıcından sonra hangi tarihte ihtiyaç duyacağınızı açık ve net olarak ortaya koymalısınız. Baştan projeyi almak için &#8220;belki şuradan bir printer ödünç alırım&#8221; ya da bir emulator bulur denerim gibi yaklaşımlara hiç girmemek lazımdır. Hem zaten mümkün olduğunca gerçek ortamda kullanılacak cihazlarla projeyi test etmelisiniz.</p>
<h1>3. 3.Parti Etkenler</h1>
<p>İşte başınız çok ağrıtacak bir başlık. Zamanında benim başım gerçekten ağrımıştı. Nedir bu etkenler? Hosting firması, diğer çalışma arkadaşlarınız, 3.parti veri sağlayan firmalar, donanım sağlayıcılar vs vs.</p>
<p>En basitinden örnek vermek gerekirse bir hosting firmasının harddiskinin yanması ve müşterinizin girdiği dataların kaybolması başınızı gerçekten ağrıtabilir.  Müşteriniz bu durumda bir günah keçisi arayacak ve çoğunlukla bu sorumluluğun satın aldığı hosting servisinde olduğunu bilmeden sizin yazılım nedeniyle bu kaybın yaşandığını düşünecektir. Bu nedenle başlangıçta 3.parti kişi ve kurumların görevleri muhatabınıza ÖĞRETİLMELİ.</p>
<p>Özellikle backup seçenekleri konusunda müşterinizi yönlendirmenizde fayda var. Tabi backup sadece serverda değil sizim çalıştığınız makinada da gereklidir. Sonuna gelmiş bir projenin kodlarının bozulması ya da silinmesi hayatınızı kabusa çevirebilir. Bu noktada çeşitli ücretli veya ücretsiz servisler çok işinize yarayabilir. Ben şahsen <a href="https://www.mesh.com/welcome/default.aspx" target="_blank">Microsoft Live Mesh</a> kullanıyorum. İncelemenizde fayda var.</p>
<h1>4. Hukuki Altyapı</h1>
<p>Bu kadar emek verdiğiniz bir proje üzerindeki haklarınızı kesinlikle korumanız gerekmektedir. Burada kastettiğim yazılım kodları değil. Bence bir yazılım projesindeki en değersiz materyal yazılımın kodlarıdır.   Asıl bahsettiğim ve korunması gereken sizin emeğinizdir. Bu emeğin karşılığını almak için kendinizi hukuki olarak koruma altına almalısınız. Basit bir a4 üzerinde yazılan bir sözleşme dahi bunun için yeterli olacaktır. Piyasada başka iş yapacak müşteri yokmuş gibi bir yaklaşım sizi zaman zaman belli kişilere köle yapabilir.</p>
<h1>5. Ödeme Takvimi</h1>
<p>Ben ilk freelance çalıştığım sıralarda baştan bir güven oluşması amacıyla peşin ödeme almazdım. Bir takım kulakları çınla yası kişiler bunu kullanmak istediler. Kesinlikle karşı tarafa da CİDDİ bir iş yaptığını hatırlatmak adına bu ödeme alınmalı. Maksimum %40 seviyede bir ön ödeme her iki tarafa da bir iş disiplini getirecektir. Zaten bir yazılım projesine gönül vermiş bir kişinin bu ödemeyi rahatlıkla yapacağını düşünüyorum. Çok önemli bir husus fiyatlandırma dır. Daha sonrada emeğinizi almadığınız fikrine neden olacak bir miktar ya da sonraya bırakılan bir ödeme %90 başarısızlıkla sonuçlanlanacak bir proje gerektirir.</p>
<h1>6. Tehlikeli Cümleler</h1>
<p>Özellikle yeni iseniz bu cümlelerden kaçının:</p>
<ul>
<li>Biz sana daha çok müşteri buluruz&#8230;</li>
<li>Daha çok iş yapacağız&#8230;</li>
<li>Bu iş bir tutarsa&#8230;</li>
<li>1-2 aya uçuracağız bu projeyi&#8230;</li>
<li>Bu sitenin aynısından yaptıracak en az 5 kişi var&#8230;</li>
<li>Param yok beni idare et&#8230;</li>
<li>Ben de para kazanmayacağım bu işten&#8230;</li>
<li>Çok beklentimiz yok zaten bu projeden,&#8230; mecburiyetten&#8230;</li>
<li>Ortak olalım!</li>
</ul>
<h1>Son Söz</h1>
<p>Kişisel tecrübelerime dayanarak yazdığım bir yazı oldu bu iş. Hem kendimin hem de ilgili muhatapların kulağına küpe olmasını diliyorum bunların. Ben dahi yakın zamanda belki dostluk ilişkilerine güvenerek bazı hatalara düşebiliyorum. Çalıştığımız insanlar isteyerek ya da istemeyerek kendilerinden beklenmeyecek şekilde davranabiliyorlar. %100 olmasa da büyük oranda sizin yararınıza gelişecek bir proje süreci için yazdım bunları. Özellikle dostluk ve akrabalık bu kuralları yok saydırabiliyor ya da esnetebiliyor. İşin ilginç yanı bu dostluk ve akrabalık ilişkilerini bozmamak için bu kurallara %100 uyulması gerektiğini düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/freelancer-yol-haritasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Para Gerektiren Girişimler!</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/para-gerektiren-girisimler/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/para-gerektiren-girisimler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jul 2009 08:49:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[Başarılı Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Girişim]]></category>
		<category><![CDATA[İl Planı]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=121</guid>
		<description><![CDATA[Poje Koordinatörü olarak çalışıyorum....

Doğal olarak 1 yılda 10' larca proje elimden geçiyor. Nasıl başarılı olur nasıl olmaz bir film izler gibi görüyorum. Yakın arkadaşlarımdan Ali Bülbül ile bazen konuştuğumuz bir konu var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Proje Koordinatörü olarak çalışıyorum&#8230;.</p>
<p>Doğal olarak 1 yılda 10&#8242; larca proje elimden geçiyor. Nasıl başarılı olur nasıl olmaz bir film izler gibi görüyorum. Yakın arkadaşlarımdan Ali Bülbül ile bazen konuştuğumuz bir konu var.</p>
<p>Kimi girişim sahiplerinin, e-tohum vb toplantılarda  paraya gerek yok şeklinde ahkam kesmeleri, ülkemizde başarılı olması muhtemel kişileri yanlış yönlendirdiği kanaatindeyim.</p>
<p>Burada baştan belirtelim, babası dedesi, hastahane, tekstil atölyesi sahibi olan arkadaşlar için zaten bir sorun olmaz. Ama e-tohum&#8217;da söz alan kişiler zenginlik seviyesi belirtmediğine göre, Samsun&#8217; dan, Adana&#8217; dan, Ordu&#8217; dan gelen çocukta bu öğütlerle muhattap.</p>
<p>Bir girişim için ne gerekli? Bir internet girişimi&#8230;</p>
<ul>
<li>Yazılım</li>
<li>Hosting</li>
<li>Tasarım</li>
<li>Domain</li>
<li>Lisans</li>
<li>Yemek</li>
<li>Ulaşım</li>
<li>Telefon Konuşmaları</li>
<li>Bilgisayar</li>
<li>Internet Bağlantısı</li>
<li>Cafe buluşmaları</li>
</ul>
<p>evet en temel kalemler bunlar. Bu kalemlerden ücretsiz elde edebilecekleriniz ve edemeyecekleriniz var.<br />
Ama tamamı bedava değil. Bu maddelerin çoğu günlük yaşam süreci içinde ortak kullanabileceğimiz şeyler.<br />
Yazılımını ve tasarımını kendisi yapan bir 2 arkadaşın maaliyet tablosu nasıl olur:</p>
<ul>
<li>Hosting &#8211; 100 TL</li>
<li>Domain &#8211; 15 TL</li>
<li>Yemek &#8211; 30*12*10 TL</li>
<li>Ulaşım &#8211; 30*12*5 TL</li>
<li>Telefon &#8211; 12*20 TL</li>
<li>Internet &#8211; 12* 30TL</li>
<li>Bilgisayar &#8211; 2*1000 TL</li>
</ul>
<p>Çok çok minimal bir hesap. Yıllık ya da ilk yıl 8.115 TL minumum bir paraya ihtiyaç var.</p>
<p>Tabi yazılım ve tasarımı dışarıya yaptırmanız, lisanslı ürün kullanmanız gibi durumlarda bu rakam en 30.000 TL olacaktır.<br />
Ek olarak projeyi yapmakla da bitmediği için projeden sonraki pazarlama ve yazılımın daha kaliteli bir hosting ya da servera taşınması maliyetleri arttıracaktır.<br />
Bu maliyetlere ek olarak, bir işte çalışmayarak kaybettiğiniz maaş ve sosyal haklarda eklenirse, &#8220;girişim için paraya ihtiyaç yok &#8221; anlamsız kalır.</p>
<h2>Ne yapmalı?</h2>
<p>Sizi destekleyecek bir aile bireyi, öğrenciler için bulunmaz fırsattır. Diğer türlü belli bir süre piyasada çalışıp sizin fikirlerinize değer veren ve çevresi olan arkadaşlar edinmeniz de bulunmaz fırsatlar yaratır.<br />
Fakat bu noktada uyanık olmakta fayda var, sizin fikilerinizi kullanmak isteyen insanlar kesinlikle çıkacaktır.<br />
Başarılı girişimler&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/para-gerektiren-girisimler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Projeperestlik ve Çok Seslilik</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik-ve-cok-seslilik/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik-ve-cok-seslilik/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2009 15:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Projepertlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=110</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce projeperestlik kavramını işlemiş ve gerektiğinde projeperest olmamanın önemini vurgulamıştım. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce projeperestlik kavramını işlemiş ve gerektiğinde projeperest olmamanın önemini vurgulamıştım.  Ama şunu belirtmek gerekir ki projeperesti olduğumuz her fikrin bir potansiyeli olabilir. En doğrusu fikirlerimiz içinden bulunduğumuz zaman dilimine ve sosyo-ekonomik durumumuz ile çevresel potansiyelimize uygun olan seçimi yapabilmek. İşte bu &#8220;kararı&#8221; yerinde verebilenler başarılı işler ortaya çıkarabilirler. </p>
<p>Peki, verdiğimiz proje kararının projeperest olmadığını nasıl anlarız? Bunu kendi kendimize ortaya çıkarmamız zor olabilir. Bu durumda çevremizde bulunan ve size karşı fikirlerini dürüstçe söyleyip fikrinizin olgunlaşmasına yardımcı olabilecek arkadaşlarınızı kullanabilirsiniz.</p>
<p>Bu noktada çoğu insan fikirlerinin kopyalanabileceğinden endişe duyabilir. Burada zaten sizinle aynı seviyede olanlardan ve fikrinizi kopyalayabilecek insanlardan kesinlikle söz etmiyorum. Özellikle projelerinizi kullanma potansiyeli olanlarla bu fikir alışverişini yaparsanız çok yerinde olur. Size gelen soruları ve eleştirileri can kulağı ile dinleyip belkide not etmeniz gerekebilir. Kendi yaptığı işi iyi yapan bir kişiye birazcık yazılım proje mantığını aşıladığınızda size çok doğru fikirler verebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik-ve-cok-seslilik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Projeperestlik!</title>
		<link>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik/</link>
		<comments>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2009 23:17:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Uygun BODUR</dc:creator>
				<category><![CDATA[Proje Felsefesi]]></category>
		<category><![CDATA[Proje]]></category>
		<category><![CDATA[Projepertlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.uygunbodur.com/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Gün geçmiyorki şu hayatta kendimizle ve yaşantımızla ilgili bir çok yenilik öğrenmiş olmayalım. Bahsettiğim yenilik kendi kendimize keşfettiklerimiz.

Yazılım gibi bir sektörde çalışınca kafadan onlarca yeni düşünce geçmemesi imkansız. Özellikle içinizde 1 damla girişimcilik ruhu varsa onlarca düşüncenin yanına, onlarca proje ekleniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gün geçmiyorki şu hayatta kendimizle ve yaşantımızla ilgili bir çok yenilik öğrenmiş olmayalım. Bahsettiğim yenilik kendi kendimize keşfettiklerimiz.</p>
<p>Yazılım gibi bir sektörde çalışınca kafadan onlarca yeni düşünce geçmemesi imkansız. Özellikle içinizde 1 damla girişimcilik ruhu varsa onlarca düşüncenin yanına, onlarca proje ekleniyor.</p>
<p>Proje, onu düşünen ve hayal eden için bir bebektir. Onu alıp, özenle büyütmek ister, mürvetini görmek ister. Fakat ben her zaman, projeyi bir canlıya benzetmeme rağmen, onu çok az, uysal bir insana benzetirim. Çünkü proje, yeri geldiğinde sizi yutacak bir canavar olabilir.</p>
<p>Asıl konumuz, zaman ve maddi kaynağın önemli olduğu günümüzde aklımızdan geçen onlarca projeden değerli olanını nasıl seçeceğimiz. Proje sahibi olarak, girişim sırasında hatta proje sürecinin ortasında, giriştiğimiz işin ileride bizi yutacağını farkettiğimiz de ya da artık odak noktası olmayan bir konuda proje geliştirdiğimizi anladığımızda ne yapacağız?</p>
<p>Bu noktada, kimi insanların projelerinin esiri olduğunu ve gözlerini bir sis bulutunun kapladığını gördüm. Hatta öyleki bu proje sahipleri çevrelerindekilerini bile kendi projelerine, bir misyoner edasıyla, taptırabilmektedirler. Ben bunlara <strong>PROJEPEREST </strong>diyorum. Bu tarz insanlarla tanıştım. Hatta beni dahi misyonlarına inandıranlar oldu!</p>
<p>Projeperestleri çevremizde aramak yerine, arasıra durup kendimize de bakmak lazım. Özellikle internet projeleri geliştiriyorsak, binlerce kullanıcı söz konusu demektir. Hesap edemediğimiz bir çok nokta ve bakış açısı olabilir. Atalarımızın dediği gibi, &#8220;Zararın neresinden dönülse kardır&#8221; diyebilmek için, <strong><em>Ben projeperestmiyim?</em></strong> sormamız gerekir.</p>
<p>Şu soru sorulabilir, Doğru bir proje de projepertlik yararlı olmaz mı? 1M$ için rus ruleti de bence benzer anlam taşıyabilir. Her şeyin fazlası zarar demişler. Ne olursa olsun özellikle projelerimizde kontrolümüzü kaybetmememiz gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.uygunbodur.com/index.php/projeperestlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

