Browsing archives for 'Yazılım'

Yazılım Sektöründe Görev Karmaşası

Yazılım 12 Şubat 2009 | 1 Comment

Baştan bilmekte fayda var. Türkiye’ de Yazılım ve buna bağlı kollar bir sektör değildir. Ticaret odasında sektör olarak ayrı geçmez. Türkiye’ de yazılım ile ilgili standartlar yoktur.(/Dünya standartları bilinmez,uygulanmaz)

Durum böyle olunca bir çok alt birimi bünyesinde barındıran yazılım sektöründe, bu birimlerin varlıkları ve bu birimlerde görev yapanların ünvanları kayıptır. Bu da çoğu projede bir görev karmaşası oluşturur.

Yazılımda Görev Tanımları Neden Net Olmalıdır?

Bu iş ve süreçleri doğal olarak zor bir süreç olduğundan en ufak karmaşa bile işin/projenin gidişatına balta vurur. Bu işin tamamı yüksek oranda beyin eforu ve odaklanma gerektirdiği için, kanıtlanmış insan beyni teorilerine göre, beyin sadece ve net ortamda daha sağlıklı karar verebilmekte ve bireyler verimli olabilmektedirler.Şimdi yazılım alt birimleri ve yardımcı brimleri arasındaki karmaşa nedenlerine bakalım.

Yazılım Uzmanı-Tasarımcı İlişkişi

İşte sürekli tartışılan bir ikili. Biri yuvarlak tasarımlar yaptıkça diğeri isyanları oynardı 10 sene önce. Ek olarak 10 sene önce tasarımcılar kendilerini daha çok bir desinatör olarak görür html, css yapısına karışmazlardı. Bu zamanlarda programcılık,  windows tabanlı ilerlediği için programcılar da html ve css kodlamasına girmek istemezlerdi.

Bugün her iki kesim de html ve css işine girmek zorundalar. Artık desinatör tasarımcılardan Web Master tasarımcılara bir geçiş yaşadık. Win. programlamadan web programlamaya da bir geçişte kaçınılmaz oldu ve her iki taraf html ve css paydasında ortak çalışablir duruma geldi. 

Genel olarak tecrübelerime baktığımda desinatör ruhlu tasarımcıların html ve css kodlama da başarısız olduklarını görüyorum. Kendini kodlama da geliştirmeye hevesli tasarımcıların kod kalitesi bakımından daha başarılı olduğuda bir gerçek. 

İş css standartları ve programlama mantığına geldiğinde tasarımcı altyapısına sahip kitlenin nedense büyük bir başarısızlık içinde olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki iki farklı sayfada birbirinin aynı olan bir üyelik ve yardım alanı için farklı css tanımlaması yapılabiliyor. Halbuki programcılık mantığında baktığında bu tekrar eden kesimler bir şekilde koda include edilir ve fazla kodlamadan kaçılır. Bu php,asp ya da asp.net farketmez.Böyledir.

Şu an yaşandığına inandığım bir karmaşa ise erişilebilirlik. Erişilebilirlik özünde daha sade ve anlaşılabilir bir yapıyı barındırdığı halde, bazen tasarımsal değerlerle çakışmaktadır. Bu çakışma tasarımların içerik olarak flash gerektirmesinden, zor yüklenen yüklü sayfalara kadar kendini gösterebilir.

Yazılım Uzmanı – Proje Yöneticisi İlişkisi

Ben genellikle programcıları ikiye ayırırım. “Şahin Programcı” dediğim ne söylense yapan birazda memur davranışı sergleyen kesim ve ne söylersen yapmayan önce düşünen “Aykırı Programcılar”.

Bu bahsettiğimiz PY ile ilşkide sorun genellikle Aykırı Programcılar ile yaşanmaktadır. Her ne kadar tanım için “sorun” metnini kullansakta aslında bu bahsettiğimiz bildiğimiz anlamda sorun değil. Kastettiğim süreçte bir pazarlık katmanının oluştuğu. PY çoğu şey için AP(aykırı programcı)’ yi ikna etmesi gerekiyor. Bu da iş sürecine yen bir katman eklemektedir. Ben bu olayı her zaman olumlu gören bir insanım. Özellikle arge gerektiren işlerde çok önemli bir süreçtir.

Fazla uzatmadan bu yazının ana konusuna dönersek, yazılım sektörüne! iş gücü yetiştiren eğitim kurumlarının, olayın disiplininden uzak bir eğitim verdiğine inanıyorum. Bu, sektörde çalışanları bilinçsiz olarak kariyer basamaklarına itmekte ve kişi kendini beğenmeyeceği ummadık bir yerde bulabilmektedir.

Peki bu sorunu çözmek kimin işi. Öncelikle her zaman dediğimiz gibi eğitim sistemini adam etmek gerekir. Bunun içinde şu an piyasada çalışanlarla işbirliği yapılmalı. Diğer taraftan, var olan çalışanlar içnde sertifika ve seminerler düzenlenmeli, olayın bilinci aşılanmalıdır.

Belirtmeden geçmekte fayda var, yazılım sektöründe çalışan kişileri belli alışkanlıklardan vazgeçirmek zordur. Bu işin kaynağına inmekte, eğitimide bazı standartları aşılamakta fayda var.

Tagged in

Yazılım Uzmanlarında “Eski Kod” sendromu

Proje Felsefesi,Yazılım 8 Ocak 2009 | 1 Comment

İşini iyi yaptığını düşünen insanların ara sıra kapıldığı bir duygu ya da iş yapış yöntemi vardır: Sanat için sanat!

Bir yazılım uzmanı da kendine has aralıklarla, bu deyimin bir sonucu olarak, sürekli yeni bir başlangıç yapmak ister.

Neden?

Bunun özünde yazılım mesleğinin bazı gereklilikleri mevcuttur. Bahsedeceğim bu gereksinimler kimi zaman kişiyi yanlış yönlendirerek hatalara sevk edebilir.

Peki nedir bu gereklilikler? İş görüşmelerinde aranan, güçlü bir kriter olan bu şartlar nasıl oluyorda bu şekilde olumsuz bir geri dönüş sağlıyor?

Bu mesleğin kaçınılmaz şartı sürekli yeni teknolojilere uyum sağlamak için bilgi ve bakış açısı olarak yenilenmektir. Bu yenilenme ihtiyacı/şartı özellikle günümüzde belli bir noktadan sonra saplantı haline gelmektedir. İşte tam da bu noktada, bu saplantı bir bağımlılık halini aldığında projelerde sorunlar başlar. Bu sorunlar:

  • Yazılım uzmanının başka bir çalışan tarafından üretilen kod üzerinde çalışmak istememesi
  • Sürekli yeni proje yapma isteği
  • Daha üzerinden 1 ay geçmeden kendi yaptığı projenin kaynak kodlarına yabancılaşıp yenisini yazmak istemesi

şeklinde ortaya çıkar. Eğer bu eğilimler ortaya çıkıyorsa üretilecek işin kalitesi ve şevk katsayısı azalır.
Bu yabancılaşma sürecini tetikleyen diğer bir güçlü eylem de günümüzde kalınan aşırı bilgi bombardımanı içinde kişinin kendi zihninde karşılaştığı eski ya da diğer projeleri canlandıramayıp, çözemediği düğümü kesme yoluna girme kolaylığına kaçmasıdır.
Genellikle standart sendromlarda etkenleri ortadan kaldırınca sorunda çözülür. Fakat burada etken olarak gördüklerimiz bu mesleğin en önemli kriterleri olunca bu yola girmek bir yazılım uzmanı için en fazla 9 ay içinde emeklilik getirir. Ve, çoğu kendi içinde bulunduğu durumu göremeyen meslektaşlar, bu yöntemi denerken, aynı anda çalışmaya devam ettikleri için de bir süre sonra kendi kendilerini tedavi etme yöntemleri ile iş yaşamları çatışmaya girer. Sonuçta kimse karlı çıkmaz bu işten.
Bu kadar zihin eforu harcanan bir meslekte sadelik bir denge unsurudur. Bu sadelik masamızda, arabamızda, evimizde hatta baktığımız gökyüzünde olabilir. Ama asıl olması gereken yer düşünme şeklimizdedir. Düşünürken sade yollar izlemeli, kargaşa ve umutsuzluğa yer vermemeliyiz. (Ve spor! Her yazılımcı spor yapmalıdır!)
Karşımızda açılan kod penceresi, ister bizim eski kodumuz olsun ister başkasının daha önce yazdığı, bunu sakin bir şekilde karşılamalı ve şu soruları sormalıyız:
Eğer kod bizimse:

  1. Bunu yazdığım anda çalışacağına inanmamış mıydım?
  2. Şu anki durumda ne değişti?
  3. Yeniden yazmak MADDİ anlamda ne kazandıracak? (En iyi kod çalışan kod’dur./UB)

Kod bizim değilse:

  1. Bu kodu yazanla kendimi neden kıyaslıyorum?
  2. Bu kod bana ne katacak? (her zaman en kötü kodlamalar bile bir katmadeğer sağlar)
  3. Bu kodla projeyi btirmek analiz yeteneğimi arttırmaz mı?

Bu sorulara gerçekçi yanıtlar vermeli ve gerekirse objektif görüşte olduğuna inandığınız arkadaşlarınızdan fikir almalısınız.

Bu sendromlarla başa çıkmada izleyeceğimiz diğer bir yol, etkenleri kontrol altına almaktır. Internet dünyası mağlum, hertürlü içerik mevcut, fakat asıl sorun bilginin sistematik olmamasıdır. Bizi en çok zorlayan nokta budur.
İşte bu aşamada kendimizi google arama mühendisliği hakkında biraz daha bilgilendirmemiz gerekiyor. Çoğu zaman çıkan hatayı google’a yazmak çözüm getirebilir ama bazı durumlarda en basitinden programlama dilini de eklemek daha iyi sonuç almamızı sağlar.
Bir diğer baş edilmesi gereken konu, yeni programlama dilleri ya da betiklerini öğrenme direncidir. Bu noktada şu aklımızdan hiç çıkmamalı. Yazılan bu diller ya da betikler, her zaman daha kolay öğrenilsin ve geliştirici grup daha rahat işine devam etsin diye başka bir dil ya da betikten türetilir. Örneğin JQuery’ i ele alalım. JQuery ilk bakışta çok farklı gibi görünse de aslında CSS işaretçileri kullanır ve bir süre sonra gerçekten kullanımının kolay olduğu görülür.
Baştan şunu kabul edelim bu meslek zor. Dışarıdan görüldüğü gibi değil.
Bu mesleği yaparken bir maden işçisi kadar tetikte ve zihni açık olunmalı. Sürekli bir kendini yenileme durumu içinde olduğumuzdan bedensel olarakta zihnimize yakın bir performansa ihtiyacımız olacaktır.
Farkındalıklar dileğiyle….

Tagged in , ,