Yazılım Uzmanlarında “Eski Kod” sendromu
İşini iyi yaptığını düşünen insanların ara sıra kapıldığı bir duygu ya da iş yapış yöntemi vardır: Sanat için sanat!
Bir yazılım uzmanı da kendine has aralıklarla, bu deyimin bir sonucu olarak, sürekli yeni bir başlangıç yapmak ister.
Neden?
Bunun özünde yazılım mesleğinin bazı gereklilikleri mevcuttur. Bahsedeceğim bu gereksinimler kimi zaman kişiyi yanlış yönlendirerek hatalara sevk edebilir.
Peki nedir bu gereklilikler? İş görüşmelerinde aranan, güçlü bir kriter olan bu şartlar nasıl oluyorda bu şekilde olumsuz bir geri dönüş sağlıyor?
Bu mesleğin kaçınılmaz şartı sürekli yeni teknolojilere uyum sağlamak için bilgi ve bakış açısı olarak yenilenmektir. Bu yenilenme ihtiyacı/şartı özellikle günümüzde belli bir noktadan sonra saplantı haline gelmektedir. İşte tam da bu noktada, bu saplantı bir bağımlılık halini aldığında projelerde sorunlar başlar. Bu sorunlar:
- Yazılım uzmanının başka bir çalışan tarafından üretilen kod üzerinde çalışmak istememesi
- Sürekli yeni proje yapma isteği
- Daha üzerinden 1 ay geçmeden kendi yaptığı projenin kaynak kodlarına yabancılaşıp yenisini yazmak istemesi
şeklinde ortaya çıkar. Eğer bu eğilimler ortaya çıkıyorsa üretilecek işin kalitesi ve şevk katsayısı azalır.
Bu yabancılaşma sürecini tetikleyen diğer bir güçlü eylem de günümüzde kalınan aşırı bilgi bombardımanı içinde kişinin kendi zihninde karşılaştığı eski ya da diğer projeleri canlandıramayıp, çözemediği düğümü kesme yoluna girme kolaylığına kaçmasıdır.
Genellikle standart sendromlarda etkenleri ortadan kaldırınca sorunda çözülür. Fakat burada etken olarak gördüklerimiz bu mesleğin en önemli kriterleri olunca bu yola girmek bir yazılım uzmanı için en fazla 9 ay içinde emeklilik getirir. Ve, çoğu kendi içinde bulunduğu durumu göremeyen meslektaşlar, bu yöntemi denerken, aynı anda çalışmaya devam ettikleri için de bir süre sonra kendi kendilerini tedavi etme yöntemleri ile iş yaşamları çatışmaya girer. Sonuçta kimse karlı çıkmaz bu işten.
Bu kadar zihin eforu harcanan bir meslekte sadelik bir denge unsurudur. Bu sadelik masamızda, arabamızda, evimizde hatta baktığımız gökyüzünde olabilir. Ama asıl olması gereken yer düşünme şeklimizdedir. Düşünürken sade yollar izlemeli, kargaşa ve umutsuzluğa yer vermemeliyiz. (Ve spor! Her yazılımcı spor yapmalıdır!)
Karşımızda açılan kod penceresi, ister bizim eski kodumuz olsun ister başkasının daha önce yazdığı, bunu sakin bir şekilde karşılamalı ve şu soruları sormalıyız:
Eğer kod bizimse:
- Bunu yazdığım anda çalışacağına inanmamış mıydım?
- Şu anki durumda ne değişti?
- Yeniden yazmak MADDİ anlamda ne kazandıracak? (En iyi kod çalışan kod’dur./UB)
Kod bizim değilse:
- Bu kodu yazanla kendimi neden kıyaslıyorum?
- Bu kod bana ne katacak? (her zaman en kötü kodlamalar bile bir katmadeğer sağlar)
- Bu kodla projeyi btirmek analiz yeteneğimi arttırmaz mı?
Bu sorulara gerçekçi yanıtlar vermeli ve gerekirse objektif görüşte olduğuna inandığınız arkadaşlarınızdan fikir almalısınız.
Bu sendromlarla başa çıkmada izleyeceğimiz diğer bir yol, etkenleri kontrol altına almaktır. Internet dünyası mağlum, hertürlü içerik mevcut, fakat asıl sorun bilginin sistematik olmamasıdır. Bizi en çok zorlayan nokta budur.
İşte bu aşamada kendimizi google arama mühendisliği hakkında biraz daha bilgilendirmemiz gerekiyor. Çoğu zaman çıkan hatayı google’a yazmak çözüm getirebilir ama bazı durumlarda en basitinden programlama dilini de eklemek daha iyi sonuç almamızı sağlar.
Bir diğer baş edilmesi gereken konu, yeni programlama dilleri ya da betiklerini öğrenme direncidir. Bu noktada şu aklımızdan hiç çıkmamalı. Yazılan bu diller ya da betikler, her zaman daha kolay öğrenilsin ve geliştirici grup daha rahat işine devam etsin diye başka bir dil ya da betikten türetilir. Örneğin JQuery’ i ele alalım. JQuery ilk bakışta çok farklı gibi görünse de aslında CSS işaretçileri kullanır ve bir süre sonra gerçekten kullanımının kolay olduğu görülür.
Baştan şunu kabul edelim bu meslek zor. Dışarıdan görüldüğü gibi değil.
Bu mesleği yaparken bir maden işçisi kadar tetikte ve zihni açık olunmalı. Sürekli bir kendini yenileme durumu içinde olduğumuzdan bedensel olarakta zihnimize yakın bir performansa ihtiyacımız olacaktır.
Farkındalıklar dileğiyle….

Son Yorumlar